Hizmet Nimettir

Edeble Gelen Lütufla Gider بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيم

Arşiv 'Sürüş Teknikleri' Kategori


Motorsiklet Ve Fren Kullanımı

Yazan: suveyda Temmuz 3, 2007

1.Limitlerinizi bilin ve seyatinizi ona göre planlayın..
Eğer hayatınızda yaptığınız en uzun mesafe 500 km. ise, 800 kilometrelik bir yolculuğu aklınızdan bile geçirmeyin. Günlük kapasiteniz 500 km. de olsa 1500 km. de olsa yol uzadıkça sonraki günlerin performansı düşer. Unutmayın ki en tehlikeli zaman 3 ve 7. günler arasında kalan zamandır. En doğrusu bu zaman diliminde performansınızın %65’i kadar yol yapmayı planlamaktır. Aynı zamanda yola çıkmadan önce planladığınız zamanlamanın gerisinde kalma riskini düşünerek en az 1-2 alternatif rota fikriniz olmalı.

2. Yüksek hızları unutun.
Yüksek süratlerin ve uzun mesafe yolculuklarının ortak noktaları çok azdır. Ana yollardan uzak duran ve sakin kullanan bir sürücü otobanda hız rekoru kırmaya çalısan bir sürücüden daha fazla yol katedebilir, aynı zamanda manzaranın ve virajların tadını çıkarabilir. Bunu yanında süratin, benzinci aramak için harcanan daha fazla zaman anlamında sarfiyata, rüzgara karşı boğuştuğunuz için yorgunluğa ve belki de bir hız cezasına neden olacağını da unutmamak gerekir.

3. İlaçlarınızı ve kahve stoğunuzu evde bırakın..
En basit şekilde, ilaçlar ve diğer uyarıcılar işe yaramazlar. Eğer dikkatinizin devamını sağlamak için kahve, kola ya da başka bir uyarıcı ihtiyacı hissediyorsanız, o gün için sürüşü sona erdirmenin ciddi bir uyku çekmenin vakti gelmiştir.

4. Motorunuzu yolculuğa hazırlayın.
Lastikleriniz, zinciriniz, motor yağınız gibi elemanlar yola çıkmadan önce mümkün olan en iyi şartlarda bulunmalıdır. Aksi halde yolda başınıza gelecek bir sorun size oldukça fazla zamana ve hatta belki evinizde halledebileceğinizden daha pahalıya malolacaktır.

5.Yolculuktan hemen önce akseuar temin etmekten kaçının.
Yeni kaskınızın rahat olmadığını veya yeni yağmurluğunuzun su geçirdiğini öğrenmek için yolculuk çok iyi bir tercih değildir. Bunun gibi aksesuarlarınızı daha önceden deneyin ve yolculuk sırasında macera yaşamayın.

6. Yola çıktığınızda hazır olun. Yolda alışveriş ile vakit kaybetmeyin..
Mutlaka bir check list yapın ve yola çıkmadan önce kontrol edin. Yoksa çok değerli sürüş veya dinlenme zamanınızdan çalmak durumunda kalırsınız

7. Yaşamak istiyorsanız, kamyonlardan uzak durun.
Kamyonlar uzun ve büyük araçlardır. Direksiyonlarındaki ufak oynamalar ile arka kasasının oldukça büyük hareketler yapmasına neden olur. Kamyon şöförleri arkalarında kendilerini takip edenlerden rahatsız olurlar. Bu rahatsızlık dikkatlerinin dağılmasına ve size çarpmalarına yol açabilir. Ayrıca ağır yük taşıdıkları için lastik patlatmaları, kasasından bazı şeylerin dökülmesi veya fırlaması çok olağandır. Yakınınızda patlayan bir lastik veya dökülen bir şey ölümünüze yol açabilir. Ayrıca kamyonun arkasında seyrederseniz, önünüzü göremeyeceğiniz için kamyonun ani bir fren yaptığını ancak arkadan ona çarptığınızda anlarsınız.

8. Hiçbir zaman durabileceğinizden daha hızlı gitmeyin.
Ağır bir sis içinde şehirlerarası bir yolda seyahet ettiğinizi düşünün. Aniden sol şeritte duran bir araba görüyorsunuz. Çarpmadan önce durabilirmisiniz? Benzer bir örnek açık hava için de geçerlidir. Viraja sadece 20 km. daha hızlı girerek ilersini görememe ve 6 ay hastanede yatma riskini alırmıydınız? Bu şekilde düşünerek ertesi gün yaşıyor olmanızı sağlayabilirsiniz.

9. Daha hızlı gitmek için durmayı öğrenin.
Kendinizin yolda hangi hız aralığında motor kullandığını bilmelisiniz. Eğer süratiniz bu ortalamanın altına düşüyorsa mola vermenin vakti gelmiştir. Belki biraz uyuyabilir veya kısa bir yürüyüş yaparak bacaklarınızı ve kaslarınızı yumuşatabilir ve beyninize oksijen pompalayabilirsiniz.

10. Ne zaman durmanız gerektiğini bilin!
Bir saniye için bile gözünüzün kapandığını hissederseniz hemen en yakın yere çekin ve dinlenin. Eğer bir türlü istediğiniz sürata ulaşamıyor veya devamlı olarak hız kaybediyorsanız uykunuz gelmiş demektir. Aynı şekilde sinyalleri açık unutmak veya benzincide durup durmamak konusundaki kararsizliklar hep yorgunluk belirtileridir.

11. Doğru bir psikolojik durumda olun.
Yağmur, sıcak, soğuk gibi özellikle yolda olmaktan hoşlanmadığınız durumlarla karşılaşırsanız yola çıkmayın. Çünkü bu durumda negatif elektrikle başlayacağınız yolculukta yola konsantre olmak yerine hep içinde bulunduğunuz duruma kanalize olacaksınız. Bu yolculuk için tehlikeli bir durum yaratabilir.

12. Akıllıca toplanın ve gerekli kişisel eşyaları el altında bulundurun.
Güneş gözlüğü, kremler, lens suyu, fener, lastik basıncını ölçtüğünüz aleti, haritanızı ve diğer gerekli malzemeyi el altında bulundurun. Bunlara ihtiyaç duyduğunuz anda ulaşamazsanız, kullanamazsınız. Haritasızlık nedeniyle yolunuzu kaybederseniz değerli zamanınız kaybolur, veya güneş altında yanmış bir kafaya asla kask takamazsınız. Ruhsat, sigorta gibi gerekli evraklarınızı ise güvenli ve sudan korunaklı bir şekilde tutmalısınız

13. Benzin ve yemek molalarını ayırın.
Benzin aldıktan sonra (kendi başına küçük bir mola) soyunup yolun karşısındaki lokantada yemek yemek ile 50 km ilerdeki lokantada yemek arasında zamansal bir farklılık olmayacaktır. Sonuç olarak elde edeceğiniz 1 tanesinin zamanı karşılığı 2 mola.

14. Benzine, ihtiyaç duymadan alın.
Benzin alma şansınız varsa kullanın. Daha sonra benzininiz çok azalırsa aramak için kaybedeceğiniz zaman daha fazla olacaktır.

15. Yağmurlukarınızı, yağmur yağmadan giyin.
Eğer yarım depodan daha az benzininiz varsa niye hem benzin almak hem de yağmurluklarınızı giymek için durmuyorsunuz. Bu hem çabuk hem de guvenli bir yoldur. Yağmur yağarken yol kenarında giyinmeye çalışırsanız yarım metre ötenizden süratle geçen ve yerden kalkan su yüzünden sizi görmesi engellenecek olan arabalarla mücadeleederek büyük bir risk alırsınız.

16. Lastik tamir seti taşıyın ve nasıl kullanacağınızı bilin.
Mutlaka bir lastik tamir kiti taşıyın ve nasıl kullanılacağını bilin. Eğer bu konuda daha önceden pratik yapmazsanız yolda başınız derde girerse hem çok zaman kaybedebilir hem de bu uğraşınız sonuçsuz kalabilir.

17. Takım çantanızı genişletin.
Birçok motorsikletin takım çantası yetersizdir. Bu takımları bir rehber gibi kullanarak kaliteli malzemelerle genişletin ve bir de dijital bir voltmetre edinin.

18. En az 2 litre su taşıyın.
Su stoğunuz 2 şekilde bulunmalıdır. 1. El altında içme suyu olarak, ve 2 acil durumlar için. Kendinize bir iyilik yapın ve acil durumlar için ayırdığınız suyu hemen ulaşamayacağınız bir yerde saklayın. Böylece gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda orda olur.

19. Sıkıntıdan kurtulmayı öğrenin.
Sıkıcı yollarda bir walkman çok işe yarayabilir. Depo üstü çantada yolda atıştırmak üzere tatlı şeyler taşımak hep çalışan bir yoldur. Ayrıca ekşi bir limon suyu damlası bir anda şok etkisi yapacak ve sizi biraz daha idare edecektir.

20. Bir çekici servisine dahil olun.
Sigortanızın bir arıza durumunda sizi ve motorunuzu bulunduğunuz yerden kurtaracak fasiliteleri olmasına dikkat edin. Bu olmazsa mutlaka bu tip servisler veren kuluplere üye olun.

21. Sağlıklı yiyecekler yiyin.
Fast Food ve uzun yol yolculukları kötü bir kombinasyondur. Sabahları yulaf gibi tahıl tarzı yiyecekler yada tostla birlikte 1 yumurta iyi bir seçimdir. Tereyağından uzak durun. Öğle yemeği hafif ama sağlıklı bir şekilde yapılabilir. Akşam yemeği ise mutlaka salata ve makarna gibi karbonhidratlı bir yiyeceği kapsamalıdır. Unutmayın; “Doğrusunu yiyemiyorsanız hiç olmazsa hafif yiyin.”

22. Günün doğru zamanlarında yemek yiyin.
Standart iş temponuzun psikolojisinden kurtulmak için haftasonu erken, haftaiçi geç kahvaltı ediniz. Akşam yemeklerinin geç sayılmayacak saatlerde yenmesi gerekmektedir. Uzun bir yolculuk gününün sonunda geç yenilen bir akşam yemeği beraberinde rehaveti getirecektir. Bu da hemen uyku dolayısıyla ertesi sabah zinde olmayan bir vucüt anlamına gelir. Öğle yemekleri için kalabalık olmayan yerler seçilmelidir. Bu çok değerli zamanınıza mal olabilir. Eğer başka şansınız yoksa akıllıca davranarak ve önce siparişinizi vererek gerekli telefonları etme, motoru kontrol gibi rutin işlerinizi bu bekleme süresinde halledebilirsiniz.

23. Şehir sınırlarını geçerken dikkatli olun.
Genellikle yollar belediyelerin sorumlulukarındadır. Yani her 50 km.’de bir farklı bir belediyenin sınırına girebilirsiniz. Bu da değişik mühendisler ve farklı metodlarla inşa edilmiş yollar demektir. Bu sınırları geçtiğinizde dikkatli olun. Asfalt kalitesi, yol işaretleri, trafik işaretleri gibi şeyler değişmis olabilir. Bu sizin sürüş stilinizi etkileyecektir.

24. Bir elektrikli battaniye kullanın.
Üşümek için sıcak bir günün ardından güneşin batması veya yağmurlu bir havada sürüş yeterlidir. Böyle durumlarda elektrikli battaniye hayat kurtarabilir.

25. Bir cep telefonu taşıyın.
Bir cep telefonu ve çekici servisi veren bir sigorta yolda çok işinize yarayabilir.

26. Ağrı ve acılar için asprin taşıyın.
Asprin sizin vücut ısınızı düşürür. Ağrılarınızdan dolayı asprin alıyorsanız, vucudunuzu soğutacağını lütfen bilin. Ayrıca asprin pıhtılaşmayı önleyen bir maddedir. Kanayan açık bir yaranız varsa asprinden uzak durun.

27. Yanınızda vitamin bulundurun.
Normalde her gün one – a – day tarzı bir vitamin almak önerilebilir. Ancak yaz ve kış sürüşlerinde durumlar çok farklıdır. Doktorunuzun tavsiyelerine uyunuz. Uzun mesafe sürüşlerinde krampları engelleyecek tarzda olan vitaminlere bakın.

Yazı kategorisi: Sürüş Teknikleri | Yorum Yok »

Güvenli Bir Sürüş

Yazan: iotomotiv Nisan 4, 2007

Motosiklet sürüşünün eğlenceli, bünyeyi rahatlatıcı ve keyif veren bir yanı olmasının yanında her aktivite gibi riskleri olduğu ortada. Riskleri nasıl tanımlarsanız tanımlayın olabilecek kazalarda korunmasız kalmanız durumlarda ciddi yaralanmalar başınıza gelebilir.

Güvenli bir sürüş sağlamak için yazının devamında sıralanan püf noktalarını dikkate alabilirsiniz..

1-İlk olarak bilmeniz gereken motosiklet kullanımında ki beceriniz ve yapabilecekleriniz olmalı. Eğer motosiklet kullanımında yeniyseniz veya kendinizi geliştirmek istiyorsanız ilk yapmanız gereken motosiklet sürüş eğitimi almanız olacaktır.

2-Yolları tanıyın, kuralları bilin.Motosiklet kullanmak bir ayrıcalıktır, bu ayrıcalığı en özel yaşamanın yolu motorunuzu, yolları ve kuralları iyi tanımanızdan geçer.

3-Sürüş esnasında vizörlü kask kullanmanız, seçtiğiniz ceket pantalon ve botların kalitesi ile eldivenler başınıza gelebilecek kazalarda sizi koruyacak en önemli unsurlar olacaktır.

4-Gözünüz açık, kulağınız delik olsun. Unutmayın ki motosiklet kazalarının %40’a varan oranı diğer araçlarla yapılmakta ve bu kazalarının büyük sebeplerinden biri karşı aracın sürücüsünün motosikleti farketmemesi olmakta. Sol kavşaktan yan şeridinize dönüş yapan araçlar motosiklet sürücüleri için en büyük tehlikeyi sağlamaktadır. Bu tip noktalarda hızınızı kesin ve gelebilecek tehlikelere karşı hazırlıklı olun.

5-Süprizlere açık olmayın! Otobüs, tır yada kamyon gibi büyük araçların trafikte sizi farketmelerini sağlayarak motosiklet keyfinizi daha güvenli gerçekleştirebilirsiniz. Açık olan farınız, açık renk yada parlak elbiseler size yardımcı olacaktır.

6-Motorunuzu asla alkollü kullanmayın. Sağlıklı düşünemeyeceğiniz, ses ayrımlarını yapamadığınız durumlarda motosiklet kullanmayın. Ölümcül tehlikeli motosiklet kazalarının %45 ‘e varan oranı motosiklet kullanıcılarının alkollü sürüş yapmasından kaynaklanmaktadır.

7-Motorunuzu tanıyın. Motosikletinizin kullanma kılavuzunda belirtilen aralıklarla yapılacak bakımlarını yetkili servislerde yaptırmayı ihmal etmeyin. Her sürüşten önce motorunuzun lastiklerini, süspansiyonlarını kontrol edin.

8-Motosiklet sürüş keyfinizi paylaşırken dikkat! Arka koltuğunuza alacağınız kişiler herşeyden evvel size fazladan bir can taşıma gibi ekstra sorumluluk yükleyecektir. Motorunuzda ki ağırlık değişimi sürüştete kendini size hissettirecektir, arka koltuğunuz doluyken çok daha fazla dikkatli olun. Sürüş keyfiniz hiç eksilmesin..

Sanal Usta

Motosiklet.Net

Yazı kategorisi: Sürüş Teknikleri | Yorum Yok »

Yagmurlu Havalarda Motosiklet Kullanimi

Yazan: iotomotiv Nisan 4, 2007

SULAK HAVALARDA SEYAHAT, İNSANIN CANINI SIKAR.
Hani bizim meteolojinin kullandığı bir deyim vardır,Hissedilen sıcaklık. İşte bu, sürüşteki en önemli etkendir.Islanan bir motor sürücüsü, rüzgarın etkisiyle, hava -1,-2 derecede iken bile,-25,-30 derece hissedebilir. Rüzgar, bu konuda işguzarlığını kendisine adet edinmiştir. Hele bir ıslanmayagörün, sizin vücut ısınızı uçurmak için elinden geleni yapacak ve donma probleminin yaşanmasına sebep olacaktır.

Eğer Antalya, Adana gibi güney bölgelerinde oturuyorsanız, çoğu zaman yağmur sizin için ciddi bir problem olmayacaktır ama, daha kuzeyde oturuyor yada kuzeye doğru bir gezi yapmayı düşünüyorsanız, hava roporunda ne derse desin, yağmur için önlem almanız yararlıdır. Şöyle kuvvetli bir çise bile, insanı yola çıktığına pişman edebilir.

KURU KALMAK HAYATİ ÖNEM TAŞIR

En ideal metod, giydiklerinizin üzerine, yağmur geçirmeyen bir “kat” geçirmektir. Eğer meteoloji raporunu dinleyip, yağmur haberini aldıysanız, babaannenizin, annenizin “romatizmalarım sızlıyor” diyorsa, kişisel tecrübeleriniz gökyüzünün durumunu beğenmiyorsa yada özellikle bir balıkçı dostunuzun falan bugün yağmur var diyorsa, sıkı giyinmeyi ihmal etmeyin. Bunun için orijinal bir kıyafet alabileceğiniz gibi, kıyafetinizi kendiniz de yaratabilirsiniz. Yağmur geçirmez naylon bir avcı pantalonununun üzerine yine naylon bir yağmurluk geçirerek sorunu çözebilirsiniz. Anfibi yaratıklar olmadığımıza göre, en azından içine rahatça sığabileceğiniz, gövdenizin büyük kısmını koruyan bir naylon torbayı, kollar ve kafa için üç delik açarak bir tarafları sokuşturmanızda muhteşem yarar var.

Bu havalarda, ne kadar dikkatli sürerseniz, o kadar iyi. Ne doktora, ne tamirciye iş çıkartmayın. Önünüze gelen her su birikintisine, paranoya ile bakın. Altından kaç santimlik çukur çıkacağı belli olmaz. Hele rampaya geldiğinizde, break dance yapan gençlerin yürümesi gibi, ileri yerine geri doğru gidebileceğiniz, her zaman aklınızın bir kenarında olsun.

ISLAK YOL NE KADAR GÜVENLİDİR.

Temiz bir asfalt, ıslak olduğu zaman, sürtünme %20 oranında azalır. Tabi tamamen teorik. Türkiye’nin neresinde, üzerinde çamur bulunmayan bir asfalt gördünüz? Yoldaki yağ, antifriz, fren izleri vs de cabası. Tabi bu arada, normal havada da suratınıza doğru uçabilecek otomobil atıkları (yenen yemeklerin kağıtları, torbaları, yanan sigaralar, kola kutuları, boşaltılan kül tablaları) bu havalarda her zaman olduğundan daha can sıkıcıdır. O küller, ıslak siperinize çarptığında, ince bir çamur tabakası ile kaplamayı ihmal etmez.

Arabalardan atılıp, otobana yayılmış olan yemek artıkları, yolda ezilmiş duran kedi ya da köpek cesetleri, kamyonların üzerinde “ bütün önlemler alınmasına rağmen” yine de düşmekte ısrar eden isyankar domatesler, hıyarlar asfaltın üzerine eklenir. Hafif bir çise yada sabah çiği üzerlerine geldiğinde, yoldaki bu gereksiz ayrıntılar, tehlikeli ayrıntılar haline gelirler.

Yağmurdan sonra kurumuş olan asfaltta bulunan, bazen de yağmurun akıntısı ile getirdiği teneke yada buna benzer sert plastik nesneler, birazcık ıklaklığı saklayacak mendeburluğu kendilerine huy edindiklerinden, gerçek birer otoyol tuzağına dönüşürler. Aynı şekilde yapraklar da aynı problemi yaşatırlar.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler ya bizim yük kamyonları ve özellikle İç Anadolu’da şehirlerarası yol yapan eski otobüsler de, yağ salmak konusunda nam salmışlardır. O yüzden özellikle bu havalarda, takipli giderken, onların arkaları yerine, lastiklerinin doğrultularını takip ederseniz, daha iyi edersiniz.
Bunlar, kuru havada motor kullanmaya alışmış sürücü arkadaşların, özellikle dikkat etmesi gereken noktalar.

ISLAK LASTİK GEVŞEK TUTUŞ YARATIR

Yağmur suyu, lastiklerin altından girerek, yanlara doğru kayar. Sığ lastik kanalı, düşey açı yaptığında, üzerine gelen baskı yüzünden bu suyu salar. Bu da, yolla lastik arasındaki sürtünme alanını azaltır. İyi bir yağmur lastiği, derin ve açılı oluklarıyla, bu tehlikeleri önler. Buna karşın, böyle lastikler, kuru havada ideal olan lastiklerin yanal eğimine sahip olmadıklarından, normal günlerde sürüş bakımından rahatsız edici, çekişi düşürücüdür. Lastiklerin havası da, bu yol koşullarında önemli bir faktördür. Yağmurlu havada, lastiklerin havasını biraz aldığınızda, sürtünme alanı genişler, yolu daha iyi kavrarlar.

SÜRÜŞ STRATEJİNİZİ BELİRLEMEK İÇİN ÖNCE DERİN BİR NEFES ALIP, SEÇENEKLERİNİZİ GÖZDEN GEÇİRİN.

Yağmurun ilk damlaları düşmeye başladığında şeytan, gazı kökleyip, bulutun diğer tarafına geçmeniz, yeniden kuru ve güvenli asfalta ulaşmanız için sizi dürter. Ama bu, özellikle de şehirde, hiç de akıllıca bir yöntem değildir. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki yol, yağmur ilk çiselemeye başladığında, ıslak asfalttan daha kaygandır. Özellikle de trafiğin yoğun olduğu şehirde ve şehir çevresindeki yollarda. Bu durumda yapacağınız en akıllıca şey, bir süre mola vermek, otomobil sürücülerinin ıslaklığı tüm asfalta eşit olarak yaymasını beklemektir. Bu süre yağanın, ahmak ıslatan mı, yoksa ciddi bir yağmur mu olduğunu anlamak ve biraz ısınıp, yağmur giysilerinizi giymek için de iyi bir ara olacaktır.

YÜZEYE TETKİK EDİCİ BAKIŞLAR ATMAKTA FAYDA VAR.

Yağmur yağarken, daha önce yukarıda bahsi geçen kamyon ve otobüslerden sızmış olma ihtimali yüksek olan, yağlı yüzeylerden uzak durmaya dikkat edin. Özellikle de, dar yol virajlarında. Viraj ve bir tarafa doğru dönüş yapan rampalarda, aracın lastik izini takip edin. Hızınızı ve yatış açınızı azaltın. Açınızı mümkün olduğunca 90 dereceden uzaklaştırmayın ve tekerlek izlerini takip edin. Yurdumuzda hala rastlanan granit parke ve Arnavut kaldırımının asfalttan daha kaygan bir yüzey olduğunu unutmayın.
Yağmurlu havada, her türlü hızlanma hareketi ve yön değişikliğinden kaçının. Bu havada monotonluk, daha sonra canınızın sıkılmasından iyidir. Tekerleklerinizi mümkün olduğunca düşey tutun. Özellikle köprü gibi yerlerdeki çelik plakaların üzerinden geçerken. Bu tip yüzeylerin üzerinden yatış pozisyonunda geçmeniz, kolayca kaymanıza ve yuvarlanmanıza sebep olacaktır.

YAĞMURLU HAVADA FREN KULLANIMI KURU HAVADAKİNDEN FARKLIDIR.

Yağmurun ıslattığı asfaltta, fren yapma taktiğinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekir.Bu havalarda, arka freni, normalde kullandığınızdan daha fazla kullanabilirsiniz. Çünkü motorun yüklenme şekli nedeniyle, öne daha az ağırlık gelir. En iyi yöntemse freni bölüştürmek, ön ve arkayı eşit ağırlıkta kullanmaktır. (bunu yapamıyorsanız acilen bir XX alın, dual sistem frenin sisteminin farkı )
Islak asfaltta, yavaşlamaya ya da durmaya karar verdiğinizde, düz bir çizgi halinde fren yapmaya çalışın. Şimdi bu ne demek diye soranlar çıkacaktır. Örneğin keskin bir viraja yaklaşırken, fren yaparak yavaşlama işleminizi, yana doğru ağırlık vermeye başlamadan önce bitirin. Eğer yavaşlama esnasında, yatarak fren yaparken, kaygan bir yüzeyle karşılaşırsanız, düşmeniz kaçınılmaz olur.

Bir kesişme noktasına yaklaşırken, eğer durmanız gerekecekse, her iki freni de hafifçe sıkarak, kurumalarını ve ısınmalarını sağlayın. Çoğu fren sisteminde kullanılan paslanmaz çelik meteryaller, kuru olduklarında harikadırlar ama ıslakken, can sıkacak kadar az etkili olmak adetleridir. Disklerin, bir yada iki kez dönmesiyle, yeterli miktarda su atılır ve frenler, yeniden güvenilir konuma gelirler.Eğer frenlerin yeterince tutmadığını hissedip yüklenirseniz, fren diskleri aniden kuruyarak, tekerleklerin kilitlenmesine sebep olabilir. Yağmurlu havada, frenleme probleminin önüne geçmek için, her zaman erken ve yumuşak frenleme yapmanız, tehlikeyi önleyecektir.

YAĞMURUN MOTORUN HER YERİNE AYNI ETKİYİ YAPMAZ

Motor çalışırken giren su, sıcaklığın etkisiyle buharlaşarak, zarar vermeden gidecektir. Ayrıca buhar, motorun çekiş gücünü arttıran bir etkendir. Fakat normal su, bu etkiyi yaratmaz. Yani normal havada, motor çalışırken ona su dökerseniz, aynı etkiyi yapmaz. Aksine, silindirlere giderek onları bloke edebilir yada bozabilir.
Bunun yanında yağış, elektrik sistemine pek yararlı değildir. Bağlantıları paslandırır, bozar, bobini çatlatabilir yada bunun gibi problemlere sebep olabilir. Böyle durumlarda, contaların sağlam, buji gibi aksamların iyi oturmuş olması, büyük önem kazanır.

EĞER ŞİMŞEKLER ÇAKMAYA BAŞLADIYSA, ORTALIKTA YALI KAZIĞI GİBİ DİKİLMEK YADA YOLA DEVAM ETMEK, BELAYA DAVETİYE ÇIKARMAKTIR.

Baktınız, gökten flaşlar çakıyor. Sakın ha filmlerdeki gibi poz yapmak için yola devam etmeyin. “Nasıl olsa altımda lastik var” diye güvenmeyin. “Son sözleri” kitabında sizin için bir bölüm ayrılabilir. Alçak yada paratoneri olan bir binaya girmeye çalışın ve şovun bitmesini bekleyin. Bir ağaç altına girmek uzun bir objenin altına saklanmaktır. Bu da yıldırım riskini yükseltir.
Eğer yağmur çok fazlaysa, özellikle şehir içinde sürmeyi bırakmanızı tavsiye edebilirim. Türk şehirleri, genellikle düz alanlar yerine daha kolay savunulabilecek yamaçlara kurulmuş olduğundan, yolun sizi götürdüğü alçak bir noktada, yükseklerden gelen hayli hızlı ve yoğun bir sel dalgasıyla karşılaşabilir, tehlike yaşayabilirsiniz.

Artık yağmurlu asfalta biraz tedirgin bakabilirsiniz ama olacak o kadar. Bizim eskilerin dediği gibi “Korkulu rüya görmektense biraz uykusuz kalmak evladır”
Kaynak : Sedat Güven

Yazı kategorisi: Sürüş Teknikleri | Yorum Yok »

Motor Fren Tekniği

Yazan: iotomotiv Nisan 4, 2007

FREN TEKNİĞİ…

Giriş:

Her motosiklet için genel olan geçerli iki nokta vardır:

1. Ön tekeri kitlerseniz oyun sona erer.
2. Sert frenleme korkusu!

Değişik şartlarda aşağıdaki egzersizleri yapıp ustalaşmak şarttır.

. Yumuşak hareket
. Acil durum frenlemesi
. Islak ve kuru zeminler
. Motorunuz yüklü
. Yolculu sürüş

Şunu anlayınız:

Frenleri yeterince hızlı kavrayıp sıkın ama en son noktalarına kadar kazıklamayın, yumuşak-sert-yumuşak.

Frenler açıp kapatma düğmeleri değildir. İnce bir şekilde yumuşakça kullanılmalıdır. Bileğiniz yere paralel durumda elcik tutulurken fren kolunu kapmayın, parmaklarınızla nazik bir bayanın elini sıkar gibi sıkın.(Daha doğrusu sıkmayın parmaklarınızla okşar gibi ezin).

Şehir içi yoğun trafikte kullanırken iki parmağınızı sürekli fren kolu üzerinde tutun. Bu reaksiyon süresini kısaltır.

Yarışlarda sert ve geciktirilmiş frenleme iyi bir tur zamanı için gereklidir. Ancak caddede ki normal sürüşlerde iyi bir fikir değildir. Eğer yarış pistinde yarışmıyorsanız zamanında fren yapıp istenilen sürate düşün. Takiben hafif bir gaz verme de motorun süspansiyonlar üzerinde yerleşmesine ve ağırlığın hafifçe arkaya kaymasına sebep olur. Asla trafikte arka tekeri kaydırarak daralan açılı virajlarda motorun burnunu çıkışa çabuk döndürmeye kalkmayın. Sadece kendinizin değil başkalarının hayatını da tehlikeye atmış olursunuz. Yarış pistinin zemini, kullanılan lastikler yarış için geliştirilmiştir. Normal caddelerin gözenekleri lastik, yağ ve mazot atıkları ile tıkanmış olduğundan tutma gücü azalır. Ayrıca yarış motorlarını soğuk asfaltta kullanmak kazaya davetiyedir.

Ön fren kullanma şartları:

Onları kapmayın, kapar gibi kavramayın, bu motoru dengesizleştirir ve süspansiyonlar dibe vurursa ön fren kilitlenebilir.

Motor dik durumda freni kullanın. Virajda yatmışken kullanmak motoru dik pozisyona getirir ya da ön tekeri kilitler.

Freni çok geç bırakmayın.

Yumuşak ve kademeli artışla sıkmak yoldaki hedefiniz olmalıdır.

Freni yumuşak ve kademeli artışla istenilen noktaya bir kerede sıkın. Pompalama gibi hareketler yapmayın. Süspansiyonlar otursun, yerleşsin ve süspansiyonun yavaşça rebound (geri sekmesi) için sonunda freni gevşetin.

Şunu deneyin, 55km den yürüme hızına düşecek şekilde freni sertçe sıkın ve sonra tekrar debriyajı usulüyle bırakarak sürüşe devam edin. Eğer yukarıda anlatılan metotlara uyduysanız motor bu işlem sırasında sarsılmadan hareket ediyor olacaktır.

Virajlarda frenleme:

Viraj dönmede anahtar hareket yaklaşmadan motorun süspansiyonlarının üzerine yerleşmiş olması gerektiğidir. Yani frenleme işini bitirmiş ve doğru hıza inmiş olarak viraja giriyor olmanız demektir. Ağırlığınızın hafif bir gazla geri verilmiş olması demektir. Frenleri ani sıkma yada ani bırakma, gazın veya debriyajın sert kullanımı, beceriksizce vites değiştirmeler lastiklere binen yükü değiştirerek motorun dengesini bozar. Ne olursa olsun ön ve arka süspansiyonların dengeli tutulmasına dikkat etmelisiniz.

Bir viraja yaklaşırken frenlerin tek bir işlevi vardır; motorun doğru hıza getirilmesidir. Gidona viraj için kontra basmadan önce frenlemeyi tamamlamış ve hafif gazlamaya başlamış olmanız için iki neden vardır:

Süspansiyonun doğal durumuna gelmiş olması ve hafifçe arkaya doğru basılmış olması, hafif gazlama bunun içindir. Bu durum çatalların normal statik bükülmeleri veya hafifçe boşalmış olması halidir ki cadde kullanımı için ideal durum budur. Ön fren basılı ve ağırlık önde durumda çatallar basılmış olur, rake açısı azalır ve gidon ağırlaşır ve doğru tepki vermesi azalır. Bu durumda motor dikleşmeye ve dümdüz gitmeye çalışır.

Ön tekerin iki görevi vardır. Motora yön vermek ve motoru durdurmak. Normal süratlerde hafif frenlemelerle ve hafif yatış açılarıyla bu iş yapılır. Ancak sürat arttıkça ve siz daha fazla yatırma açılarını kullanmaya başladığınızda motoru yönlendirme görevi olan ön tekerdeki yükü arttırmaktasınız. Bu anda bir de frene basarsanız durum iki bileşenin lastiğin yolu tutma gücünü aşıp ya ön teker kilitlenmesi yada ön tekerin kaymasına sebep olacağı bir noktaya gelir. Bu durum kaza demektir.

Günümüz modern spor motosikletlerinin düzgün yüzeylerde ön tarafının viraj alırken kontrolden çıkması neredeyse imkansız gibidir ancak:

. Hala frenlerdeyseniz. (Frenleme devam ediyorsa)
. Aşırı yatırma açıları kullanarak dönüyorsanız. (Bu şartlarda iki lastikte tutmayı bırakabilir)

Viraj devam ederken motoru gazı kesmeden gerekli güçte tutmak önün yükünü azaltır ve motorun yönlendirilmesini kolaylaştırır ve arka tekerinde hafif sürüklenmesine vesile olarak virajları daha dar açıyla dönmenize imkan verir. Arkanın kayması zordur ancak siz:

. Yoğun bir şekilde arka freni sıkılı tutuyorsanız
. Gaza fazla basıp tekere spin attırıyorsanız (kaygan zeminde güçlü motorları bekleyen, gazı çok sert kullanırsanız veya debriyajla dikkatli değilseniz oluşan durumdur.)
. Yatış açınız çok fazla ise veya zemin kaygan ise.

Genelde çok yüksek yatış açılarında ve zayıf yol yüzeylerinde bile arka teker lastiğiniz problemsiz yol tutmasını bozacak güçlerle baş edecek vasıftadır. Debriyajı yavaş bırakınız, şanzıman hızlanmak içindir, durmak için frenler kullanılır. Aşırı bir şekilde motor frenlemesi (kompresyon fren) yapmaktan kaçınınız.

Hızlı kullanımlar da frenleme gücünüzü ve durma mesafenizi dikkatlice hesaplayın. Yanlış hesaplarsanız sonunda kendinizi frenleme kuvvetinizi kademeli olarak artırıyor bir durumda bulabilirsiniz. Genelde bu durum çok sert ve maalesef çok geç frenlemedir. Zamanında fazla bir kuvvetle sıkmak, geç olarak fazla bir kuvvetle fren sıkmaktan iyidir. Hızlanmanız her zaman mümkündür fakat virajların içinde yavaşlamak çok zordur.

Her şeyi yanlış yaptığınız durumlarda:

Genel olarak motoru boşta gider duruma düşürecek oranda gaz kesmeden motoru daha fazla yatırın. Bu esnada ağırlığınızı hafifçe arkaya kaydırmak ön tekerin yön verme işlevine yardımcıdır. Ayrıca hafifçe gazlamak motoru kaldıracağı için yatma mesafesini artırabilir. Ancak bunu uygulamak çelik gibi sinirler ister.

Motoru kaldırın, düz bir hatta frenleyin ve tekrar yatırın. Bu hareket toplam 1-2 saniyede tamamlanmalıdır. Bu usul tavsiye edilendir ama yeterince boşluk varsa belki zaten dönebilirdiniz.

Her iki freni de yavaşça sıkın. Ancak bunu yaparken çok dikkatli olun çünkü yatmış bir motorun lastikleri tutma güçlerinin çoğunu motoru döndürebilmek için kullanmaktadırlar.

Yarışlarda ön fren sertçe sıkılı ve arka teker adeta havada viraja girilir(trail braking) ve arka fren apekse kadar kullanılır. Bu teknik sadece pist içindir. Lastikler ve pist yüzeyi özel bileşimlerden yapılmıştır. Karşı trafik diye bir olgu söz konusu değildir. Motorlar da özeldir ve sürücüler mükemmel zamanlama yapan profesyonellerdir.

Özetlersek:

Frenlere yumuşakça ve basıncı kademeli olarak artırarak basınız.

Frenlerin kilitlenmesi maksimum sıkmanın bir sonraki evresidir. Bu noktayı biliyor olmanız şarttır. Şayet ön freni kitlerseniz derhal bırakın ve hemen tekrar kilitlemeden sıkın. Arka freni kilitlerseniz iyice duruş süratine düşene kadar bırakmayın. Bırakırsanız high-side kazaya sebep olur.

Arka frende gereklidir ancak ona öncelik vermeyin. (Arka teker tambur fren olan veya rake açısı ve aks aralığı fazla motorlarda bu geçerli değildir.)

Frenleri bırakırken de dikkatli ve sıkma hızınızdan daha yavaş bırakınız. Süspansiyonların aniden boşalmasına ki bu ön tekerin geri sekmenin üzerinde boşalmasına sebep olur. Bu hareket motorun yönlendirilmesinde problem yaratır.

Ön fren sıkılı motoru döndürmek için bayağı güç harcamanız gerekir, ön freni bıraktığınızda da motor aniden döner ve viraja girer. Buna hazırlıklı olunuz ve freni yavaşça bırakarak dönüşün yumuşak olmasına dikkat ediniz.

Tam gazla yada ön fren sıkılı virajlara girmekten sakınınız.

Fren kullanmadan gazı kapatarak süratinizi düşürdüğünüz durumlar sizin belli bir sürate inmenize yol levhalarının, işaret noktalarının çok öncesinde başlamanızı gerektirir. Bu durumda arkanızdaki araçların yavaşlayacağınızı tahmin etmesi çok zordur. Dikkat ediniz ve yavaşlamayı çok erkenden başlatarak durumu abartmayınız.

Lastik patlaması durumunda frene hemen dokunmayınız. Hemen gazı keserek motoru düz bir hatta tutmaya çalışınız. Servis yoluna girdikten sonra sağlam lastiğin frenini kullanarak durmaya çalışınız. Patlayan lastiğin freni kullanılmamalıdır.

FRENLE DANS…

Ön frenin motor durma gücünün esasını teşkil ettiği doğrudur ancak arka freninde devreye girmesi daha düzgün ve daha kısa mesafede durmak demektir. Bazı durumlarda(dönüşlerde) gazı kesmek yada ön frene müracaat yerine arka freni kullanmak şase üzerinde daha az etki yaparak sizi dönüş hattında tutacaktır. Arka freni doğru kullanabilmek için pedalının doğru ayarlanmış olması gerekmektedir. Pedal rahat oturuş pozisyonunda iken ayağınızın birkaç milimetre altında olacak şekilde ayarlanırsa bu sizi garip oturma şekillerinden ve/veya kullanım zorluklarından koruyacaktır.

Dönüşe girerken ön freni bırakıp motoru yatırmadan arka freni bırakmayın. Bu hareket ön fren bırakıldıktan sonra önün kalkmasını ve dönüş kuvvetlerinin çatalları sıkıştırmaya başlamasından önce ön tarafın kalkmasını engelleyecektir. Gazı açar açmaz eğer hızınız fazla ise arka frenle hızınızı ayarlayın. Gazı kapatmak önü aşırı yükler ve dönüş açınızı genişletir ama arka freni kullanmak hattınızı daraltır sizi virajın içine çeker. Fazla fren ve gaz kullanmaktan kaçının sadece ön tekere ağırlık bindirmemek için yeterli olacak gazı verin.

U dönüşü yaptığınız düşük hız manevralarında ve hat aralarından süzülme sürüşlerinizde motorun dönen kısımlarının açısal hız-ivme (jiroskopik) etkileri sizin dengede kalmanızı sağlar. Bunu arka freni kullanarak ve debriyajı hafif kaydırarak devir tutturmak suretiyle kendinizin lehine bir avantaja çevirebilirsiniz. U dönüşlerde arka freni bırakarak mı yoksa debriyajı kaydırarak mı(kavrama noktasında tutup hafif ileri geri hareketler yapmak) size ve motorunuza uygun denemelisiniz. Genel olarak yeterli devir ve debriyaj kaydırması şasenin düzgün ve hareket halinde kalmasına yeterlidir. Burada hız arka frence düzenlenmektedir. Bu teknik debriyaj balatalarını ve arka fren balatalarını aşındıracağı için bu parçalar sıkça kontrol edilmelidir.

Yokuş aşağı dönüşlerde gaz açıkken arka fren bilhassa uzun dönüşlerde çok fazla hızlanmayı önler. Düz dönüşlerde gazı ön tekerin yükünü azaltmak için mümkün olduğunca çabuk açarken hızınızı arka freni kullanarak kontrol edin. Yokuş inişlerdeki dönüşler ön tekeri yüklerler ve sizin virajı açık almanıza sebep olurlar. Ama gazı açık tutarak arka freni kullanmak motordaki ağırlık dağılımını daha birbirine yakın(ön ve arkanın) tutarak size daha iyi bir hatta kalma imanı sağlayacaktır. Pratik ve denemelerle arka freni kullanan ayağınızın iyice ustalaştırılması, hassaslaştırılması size güven verecektir. Böylece motorunuzu sarsmadan, güvenle kullanabileceksiniz. Bu teknik sizi birçok endişe verici durumdan kurtaracaktır.

İKİ SANİYE KURALI……. 88, 89

Önünüzde gitmekte olan araç sabit bit noktayı (kedi gözü, lamba direği, ağaç v.s.) geçtiğinde sayın; 88, 89 ve sizde o sabit noktadan geçtiniz. Eğer süratiniz saate 96 kilometrenin altında ise iyi. Süratiniz daha fazla ise bu yeterli değildir. Şayet 90 diyemeden o noktadan sizde geçerseniz öndeki aracı çok yakından (zamanında durmanızın mümkün olamayacağı tehlikeli bir yakınlıktan) takip ediyorsunuz demektir. Bu durum sizin süreyi uzatmanızın yani aranızdaki mesafeyi artırmanızın gerektiğinin işaretidir.

Kendinize öncelikle: Ne kadar hızlı gidebilirim değil; zamanında durabilecek miyim sorusunu sorun.

Unutmayın Dalgın, Yorgun, Üşümüş, İçkili Olmamak kaydıyla 96 km/saat sabit hızla giderken dikkatli bir sürücü Rüzgarın, Hava Durumunun, Yol Sathının ve Sürtünmenin de Optimum olduğu varsayıldığında fren yaptıktan sonra 54 metrede durabilir. Bu hesaplama alttaki değerler esas alınarak hesaplanmıştır.

. Bir sürücünün frenleme reaksiyon zamanı 0.5 saniyedir.
. Bir motorun fren/çekim gücü 0.9G dır.

Belirtilen Şekliyle Sayıldığında İki Saniyede Sürate Göre Frenleme/Durma Değerleri Aşağıdaki Gibidir:

48km/saat de;bu sabit hızla iki saniyede alacağınız mesafe 26 metre ve durma mesafeniz 16 metredir. (ÇARPMA YOK)

72km/saat de;bu sabit hızla iki saniyede alacağınız mesafe 40 metre ve durma mesafeniz 32metredir. (ÇARPMA YOK)

96km/saat de;bu sabit hızla iki saniyede alacağınız mesafe 53 metre ve durma mesafeniz 54metredir. (ÇARPMA HIZI -1KM/saat)

168km/saat de;bu sabit hızla iki saniyede alacağınız mesafe 93 metre ve durma mesafeniz 148metredir. (ÖLÜMCÜL ÇARPMA HIZI -55km/saat)

Grafiklerle doğru ve yanlış:
Doğru. Yanlış.

U y a r ı.: İki saniye kuralı optimum şartlarda dikkatli bir sürücünün yağışsız bir günde ve 96 km/saat sınırları içinde kalmak şartıyla öndeki araçları takip mesafesini belirleyen M İ N İ M U M mesafe/zaman ölçüsüdür. Tekrar ediyoruz minimum süredir nihai hedef değildir. Şartların değişmesiyle bu sürede uzatma yönünde değişmelidir. Durma mesafesinin sadece yorgunlukla %25 artmakta olduğu istatistiklerce tespit edilmiştir. Yağışlı günde süre minimum 4 saniye olmalıdır çünkü durma mesafeleri iki misli artmaktadır.

Sürate göre uygun sayma süreleri:

40-50mph 4 saniye
50-60mph 5 saniye
60-70mph 6 saniye
70-80mph 7 saniye

Yazı kategorisi: Sürüş Teknikleri | Yorum Yok »

Motor Dönüş Tekniği

Yazan: iotomotiv Nisan 4, 2007

MOTOSİKLET DÖNÜŞ TEKNİĞİ

DÖNÜŞ TEKNİĞİ…

Giriş…

Viraja yaklaşırken incelenmesi gerekli noktalar:

Yol işaret ve ikaz levhaları.
Virajın keskinliği ve yol yüzeyinin durumu.
Yolun eğimi.
Yaklaşan araçlarla olması muhtemel karşılaşma ihtimalleri.

Süratin ayarlanması:

Uygun giriş süratine karar verin. (Sizin tüm dönüş boyunca hızı muhafaza etmenize veya kademeli arttırmanıza olanak sağlayacak bir sürat).
Seçtiğiniz yol süratine uygun vites/hız oranını seçin.
Yaklaşım hızınızı yumuşak bir geçişle giriş hızına indirin.

Dönüş boyunca izlenecek hattın ele alınması:

Geniş dönüşler daha az traksiyona ihtiyaç gösterir buda rezervde daha fazla traksiyon tutulması demektir.
Düşme riski sürücünün görüşüyle dönüşün en keskin yeri geçilince azalır.
Eğer sürücü en iyi görüşü sağlayan pozisyonu seçmişse beklenmedik engellerle karşılaşma riski azalmış olur.
Karşı hattan sizi en uzak tutacak hattı takip etmek yaklaşmakta olan araçlarla çarpışma riskinizi azaltır.
Traksiyonu azaltacak bozuk yol yüzeylerinden geçen hatlardan uzak durulmalıdır.

Değişik dönüşlere göre uygun hatlar:

Sabit açılı virajlar: Dıştan girin, dönüşün ortasında apeksleyin, içe geçin ve dönüşün dışından çıkın.
Kapanan(daralan) açılı virajlar: Dönüşe dışarıdan başlayın, geç apeksleyin ve dışarıdan çıkın.
Açılan(genişleyen) açılı virajlar: Dışardan dönüşe başlayın, erken apeksleyin ve dışardan çıkın.
Çoklu virajlar: Dışardan dönüşe başlayın, her dönüşte de geç apeksleyin ve dışardan çıkın.
Kör(görüş olmayan) virajlar: Dışardan girin ve çıkışı görene kadar dışarıda kalın(geç apekslemeyi planlayın) ve dışarıdan çıkın.

Virajın içine bakmak:

Baş ve gözler görsel yönlenme kontrolü sağlar. Baktığınız yere ve/veya objeye yönelirsiniz.
Başınızı ve gözlerinizi görme/algılama uyumsuzluğu olmaması için ufuk hattına olabildiğince paralel tutun.
Mümkünse çıkışa bakın, görünmüyorsa 12 saniye önünüze bakın. (12 saniye sonra olacağınız yer).

Motoru yatırmak:

Yatırmayı başlatmak için kontra tekniğini devreye sokun. Sağa yatmak için sağa sola yatmak için sola basın. Dönüşün ters tarafına doğru uygulanan kuvvetin yaratacağı merkezkaç kuvveti bizi yönümüze çevirecektir. İstenen yatış açısına ulaşılıncaya kadar basınç uygulamaya devam edin. Basıncı önün dönüş hattı boyunca dengelenebilmesi sağlayacak şekilde ayarlayın.

Bedeninizi motorla birlikte yatırın; motoru bedeninizi dik tutarak kendinizden uzağa itmeyin. Bazı sürücülerde sağ veya sola yatma fobisi vardır. Bu korkunun 3 sebebi vardır; birincisi sürücü korktuğu tarafla ilgili kötü bir kaza geçirmiştir ve zihninde hala bu kazanın olumsuz izlerini taşımaktadır, ikincisi sürücü kontra tekniğini anlamamıştır, üçüncüsü sürücü motoru araba gibi döndürmeye kalkmış ve felaketle yüzleşmiştir.

Leanophobia (motoru bir yada iki tarafa da yatırma korkusu) semptomları: Korktuğunuz tarafa dönmeniz gerektiği zaman vücudunuz gerilir, kasılmalar olur. Vücudunuz dik kalır, gözler dönüşe bakmaz(kısa görüşlülük) veya kollarınızı kasarak dönmeye çalışmak.

Dizlerinizle tankı tutun:

Sarkık dizler motorun ağırlık merkezini değiştirir ve kullanımı etkileyebilir.

Gazın kontrolü:

Çıkışı görene kadar gazlamayın. Çıkış görünmüyorsa giriş süratinizi muhafaza edin.

Usta sürücüler ön ve arka tekerin traksiyonunda ani değişmeler olmaması için hassas bir şekilde gaz verirler. İdeal olan ağırlığın ön ve arkada eşit dağılıyor olmasıdır.

Yumuşakça gaz vermek süspansiyonları dengeye oturtur. Motorun her iki yönde de hafifçe yükselmesine neden olur. Buda zemin açıklığının yükselmesi demektir.(Bunun süspansiyon geometrisi ile de ilişkisi vardır, anti-çökme vs). Tersi olarak gazı keserseniz motor iki uçta da iner, süspansiyonları sıkıştırarak zemin açıklığını alçaltır. Süspansiyonu sıkıştıran merkezkaç kuvvetinin etkisini gaz vermek dengeler. Yatmış durumda hızı muhafaza etmek için gaz vermek gereklidir. Motor yattığında lastik yere temas halkasının çapı küçülür. Küçülen çapı karşılamak için arka tekerin daha hızlı çevrilmesi süratin sabit kalması için gereklidir.

VİRAJ PROBLEMLERİ I…

Giriş hızı biraz fazla;

Sonuç; gözle takip zayıflar, yargı hataları olur, durum kötüye gider.

Yanlış tepkiler; gazı kapamak, yatık durumdayken sert fren yapmak, yolun kenarına bakmak.

Doğru tepki; Gazı devam ettirin(süspansiyonlar dengede kalır), yön kontrolü için dönüş içine bakmak, daha fazla yatmak için kontra basmak, ağırlığı viraj içine aktarmak. Bu merkezkaç kuvvetini karşılayarak motorun zeminden açıklığını(yüksekliğini) artıracaktır.

Giriş hızı çok fazla:

Uyarı: Altta açıklanacak doğru tepkiler, doğru yol ve doğru trafik şartları ile beraber geçerlidir. Zamanlamanın mükemmel olması şarttır.

Doğru tepki; motoru çabuk olarak dik konuma getirin, gidonu düzeltin, maksimum düz hat frenlemesi yapın, frenleri bırakın, dönüşün içine bakın, kontra basıp tekrar yatın. Tüm bunlar en fazla 1-2 saniyede tamamlanamazsa yoldan çıkarsınız.

Motosiklet parçalarının zemine sürtmesi:

Sebep; yüksek sürat. Bu durum fazla yatış gerektir. Çözüm; daha iyi göz takibi, giriş süratinin görüş mesafesi, eğim, yüzeyin durumu ve sürücü yeteneklerine göre ayarlanması. Yavaş girip hızlı çıkmak her zaman iyidir.

Sebep; uygun olmayan, çok fazla yatış açısı isteyen sürüş hattı. Çözüm; düzgün giriş hızı ayarlayın, sabit hızınızı muhafaza edin veya dönüş boyunca gaz verin,

Sebep; gaz kesmek. Çözüm; yaklaşırken dönüşün içine bakın (kenara yada diğer objelere bakmak sürücüde gaz kesme iç güdüsünü harekete geçirir), hattınızı planlayın dönüş boyunca elciklere uygun basınç uygulamaya çaba sarf edin.

Sebep; süspansiyon ayarsızlıkları veya yanlış ayar. Çözüm; sürüş öncesi kontrollerini ihmal etmeyin ve bu durumda tekrar yapın, süspansiyon sıkışmasını azaltmak için hızınızı azaltın, gazı çevirmek(motorun boşunu alana ve hafifçe yüklenmesine kadar) süspansiyonların oturması için bu durumda da gereklidir(hızı azalttıktan sonra gazı kapamayın-motoru boşta gider duruma sokmayın), dönüş açısını büyüterek yatış açısını azaltın.

Sebep; yük çok fazla. Çözüm; fazla yük duruma uygun yeni süspansiyon ayarı gerektirdiği için çözüm süspansiyon ayar bozukluğundaki durumla aynıdır.

Sebep; ters eğimli viraj(taçlı yollar). Çözüm; görüş kabiliyetinizi geliştirin(önceden görün), hızınızı ve yatış açınızı azaltın.

Uygun olmayan hat seçimi:

Sebep; sürücünün kötü görüş kabiliyeti. Çözüm; 12 saniye sonra olacağınız yere bakın, dönüşü inceledikten sonra viraja yaklaşırken hattınızı planlayın.

Sebep; uygun olmayan hız. Çözüm; gazı çevirin, bileğinizi aşağıda tutun.

Sebep; uygun olmayan yatış açısı. Çözüm; kontra basıncınızı gerekli yönde artırın yada azaltın, vücudunuzun yatış açısını kontrol edin.

Yanlış ve doğru viraj dönüş grafik ve resimleri:

Yanlış viraj hattı…….

Doğru viraj hattı…….

VİRAJ PROBLEMLER II…

Viraja girdiniz ve motor sizin dönüş hattınızın dışına doğru yönlenerek yoldan çıkmaya başladı; kontra basıp daha yatırmak mı doğru olur yoksa motoru düzeltip fren yapmak ve tekrar yatırmak mı?

Bu konuda her şeye tek çare tarzında bir cevap vermek mümkün değildir. Ama üç seçenek sunup bunların her birinin tehlikelerini ve avantajlı taraflarını açıklayabiliriz. Bu üç faktörün seçimini aşağıdaki unsurlara bağlıdır.

. Hız ve yol yüzeyi.
. Diğer araçlar.
. Motosiklet tipi ve yükü.
. Tecrübe ve güven.

Hatırlanması gerekli önemli bir unsur şudur: Kuru ve yeterince düzgün yüzeyli bir yolda Kimse tutunma eksikliği yüzünden kaza yapmaz, yoldan çıkış kazalarının çoğu girişte yanlış frenleme ve çıkışta güç high-side kazalarıdır. Bazı motorların zeminden yükseklik ölçüleri ve yarış açılarında yatmalarda yoldan savrulmalara neden olabilmektedir. Bunun dışında modern bir racing motoru yoldan çıkarabilmek için epey güç sarf etmeniz gerekir.

Seçenek A:- İşlemi karmaşıklaştırmayın ve basitçe motorunuza yön verin.

Elinizde rezerv yatırma açısı(hiçbir viraja tam yatmış girmeyin) varsa genellikle doğru çözüm:

Önünüzdeki probleme değil viraj çıkışına bakın.
Kontra basarak rezerv yatış payınızı kullanın.
Gazı açın ve hassas bir şekilde motoru döndürdükçe kullanın – bunun amacı yanlamayı(lastiklerin yol tutuşu varken yana doğru gidiş hareketini) önlemek, hızın kesilmesi neticesi ön tekerin yüklenmesini ve döndürme geometrisini boşa çıkarmasını önlemektir.

Gaz vermek -Bak, Yatır ve Dön(uçağın yön değiştirmeden kendi yatay ekseni etrafındaki burgu hareketi gibi)- tekniğinde birçoğumuzun düşündüğünden daha önemli bir unsurdur. Sürücülerin bir çoğu viraj köşelerini dolaşıp yolun açık görüldüğü uzak köşelerinde gaz açmayı tercih ederler. Maalesef bu durum virajda frenleme, ağırlık aktarma ve hız kesmenin ön tekerdeki etkisinin dezavantajlarını taşır. (Eğer siz yüksek kompresyonlu tek yada çift silindirli bir motor kullanmıyorsanız.) Eğer çok tecrübeli biri değilseniz bu yöntem kesinlikle size uygundur. Burada insan içgüdüsü sizi frenlere asılmaya yönlendirir, buna rağmen siz doğru olanı yapabilirsiniz.

Seçenek B:- Doğrulun, fren yapın ve tekrar yatın.

Nadir olarak sürücü doğrulup, tekrar yatmadan önce düz bir hatla fren yapma olanağı bulur. Bu durum trafiğin olmadığı, alanın müsait olduğu yerlerde mümkün olabilir. Genel görüş yeterli yer olsa zaten dönersiniz aksi durumda sizi sağ dönüşlerde karşı trafiğin önüne sol dönüşlerde şarampole götürebilir. Burada sürücünün o anki takdiri çok önemlidir. Her halükarda eğer uygulanacaksa bu hareketin toplamı 1-2 saniyede tamamlanmış olmalıdır.

Seçenek C;- Virajda fren yapmak.

Üçüncü seçeneğiniz frenleri kullanmaktır. Bu yeni başlayanlara göre değildir sadece spor motosikletlere mahsustur.

Modern spor motorlar dikkatli ve kademeli bir artışla kullanılmak kaydıyla şaşırtıcı bir oranda frenleme taşıyabilirler. Burada şunu akılda tutmanız gereklidir:

Ön tekerin fren ve yön verme ile baş edebilmesi için belli bir tutuş gücü vardır. Virajda yönlenme için mümkün olan maksimum tutuşun sağlandığından emin olun. Her fren yapış bu tutuşun gücünü eksiltir ön tekere aşırı yük bindirir. Ani ön fren ile motor kayarak kontrolünüzden çıkar. Bu viraj kazalarının baş sebeplerindendir. Spor motorların sert süspansiyona sahip olmaları ön frendeki kaymayı artırır.

Ön frene dokunmak motoru dik konuma getirir ve dümdüz gitmeye başlarsınız. Bu durumda dönüş hattına girmek için ilave bir yönlendirme çabasına ihtiyaç doğar.

Önü serbest bırakmak aniden viraj içine dönüşe sebep olur. Frenleri bırakırken de sıkarken olduğu kadar dikkatli olunuz. Sıktığınızdan daha yavaş bırakınız.

Doğru bir şekilde yapılırsa, siz yavaşlarken motosiklet kademeli bir daralmayla aynı açıda dönüşünü yapacaktır. Bu aslında yokuş aşağı yarıçapı daralan açılı virajı dönmenin tek yoludur.

Siz ne kadar sert fren yaparsanız yönlendirme o kadar duyarsızlaşacaktır çünkü çatallar dalacak ve yönlendirme açısı değişecektir. Bazı motorlarda da potansiyel yerden açıklık problemi vardır.

Bir çok sürücünün yanlış seçim yapma sebepleri:

. Mevcut seçenekleri anlamıyorlar.
. İçgüdüsel hareket ediyorlar.

Pratik yapmak doğru alışkanlığı kazanmak için tek yoldur.

Viraja girip de ne yapmam lazımdan çok girmeden virajı okumak ve gerekli emniyet paylarını rezervde tutarak girmek doğru olandır. Bunun için 4 basit kural vardır:

Daima en kötü durumu farz edin ve bu durumda durabileceğinizden veya en azından dönüş açınızı daraltabileceğinizden emin olunuz. Şayet dizinizi veya pedalları yere sürterek şahane görünüşlü bir viraja girdiğinizde bu viraj yokuş aşağı yada daralan açılı bir viraj yada ters eğimli bir viraj yada geniş bir araçla mesela biçer döverle karşılaşırsanız başınız çok büyük bir beladadır. Daima hatalar için bir marj bırakın yoksa şansınızı çok zorlamış olursunuz. Eğer düşündüğünüz olumsuzluklarla karşılaşmazsanız tekrar hızlanmanız mümkündür. Bu yüzden kendinize -Ne kadar hızlı gidebilirim?- diye değil -Durabilir miyim?- diye sorunuz daima.

Yavaşlayarak viraja girin, tedbirli bir şekilde dönünüz, Hızlı çıkınız! Çok hızlı girmek gazı kapatmak yada fren yapmak demektir. Bu durumda ön süspansiyonlar sıkışır, sürüş geometrisi sıkışır ve kararsızlaşır ve sonuçta motor dengesizleşerek sizin aleyhinize çalışır. Yavaş giriniz(çok yavaş iseniz her zaman gaz verebilirsiniz), motoru döndürün ve gerekli hızı tutturmak için gaza gereğince basarak dönüş boyunca motorun sizin için çalışmasını sağlayınız.

Virajı geriye doğru okuyunuz – nereye gittiğini bilmediğiniz bir yolda kendinizi hatta bırakamazsınız. Çıkışı gördüğünüz anda kendinizi bu çıkışa yönelen hatta bırakabilirsiniz.

Frenleri etkin bir şekilde kullanmayı öğreniniz. Eğer fren yapmanız gerekiyorsa, düz bir hatta geniş bir zaman dilimi içerisinde olumlu bir tarzda yapınız. Bu işlem dönüş ihtiyacı doğmadan yapılmalıdır. Bunu tamamladıktan sonra dikkatinizi viraj hattını düzenlemeye verebilirsiniz.

Burada değinmek istediğimiz bir konuda viraja olan mesafenin yanlış değerlendirilmesidir. Bu durumda viraja çok hızlı girilmiş olmakta ve sürücüler virajı dönebilmek gayreti içinde çok geç olarak sert fren yapmak durumunda kalmaktadırlar. Yada aşırı yatmayı tercih etme durumunda kalmaktadırlar. Eğer şanslılarsa çok savruk bir genişlikle ve ani yavaşlayarak virajı alabilmekte yada bu da yetmeyerek yoldan çıkmaktadırlar. Felaket kapıda sizi bekliyor olabilir.

Kendinize şu soruyu sorun; en son acil durum frenleme pratiği ne zaman yaptınız?

Bunun yolu pratikten geçer. İyice ustalaşmak, acil frenleme tekniğinizi iç güdünüz haline getirmek bu hareketin binlerce kez yapılmış olmasını gerektirir. Freni gerektiğinde sert bir şekilde ama güvenli olarak kullanabileceğiniz şeklindeki kendinize güveniniz sizin durmak için gerekli mesafenin olduğuna mı yoksa yatmanız gerektiğine mi hızla karar verebilmenizi sağlayacaktır.

Şunu unutmayın dik konumda normal hızda düz giderken çok az insan fren yüzünden kaza yapmıştır.

Burada önemli bir konuya giriyoruz.

Pro-aktif frenlemek mi yoksa gazlamak mı sizi problemin dışında tutacaktır?

Viraja motorun süspansiyonlarının üzerinde yerleşmiş ve dönüşe hazır bir şekilde girmek gereklidir. Bu sizin doğru hızla, doğru vitesle ve frenler bırakılmış, ağırlık hafifçe arkaya verilmiş ve gaza hafifçe basılarak süspansiyonlar dengelenmiş olarak girmeniz demektir.

Öğleyse yani bu iş bu kadar basitse neden virajlarda sürücülerin başı sık belaya girmektedir?
Cevap tecrübesizlik, pratik eksikliği ve frenlerin neleri yapabileceği hakkındaki bilgisizliktir. Maalesef tecrübeli sürücülerde virajlarda kazalara karışmaktadırlar. Neden?

İyi, tedbirli sürücüler virajlarda fren yapmak zorunda kalmaz, onlar gaz verme duygusunu bilirler ve kullanırlar. Bunun teorisi de viraja yaklaşırken gazı kes ve hızını kontrol etmek için motor kompresyonunu kullandır. Virajlara giriş sırasında frenleri kullanmak motorun dengelerini(dinamiklerini) bozacaktır. Virajlara yaklaşırken onları(virajları) doğru okumuşsanız doğru frenlemeyi doğru bir hatta yaparsınız ve böylece dönüş hareketini başlatmadan evvel frenlemeyi bitirmiş olursunuz ve gazı hassas bir şekilde açarsınız. Bu gaz verme duygusunu kullanarak yavaşlamakla aynıdır. Tek farkı siz zamanın bir kesitinde yavaşlamış olursunuz ve böylece önünüzdeki düzlük için hızı daha uzun bir süre muhafaza etmiş olursunuz.

Bir viraj girişinde yavaşlamanın bir hedefi vardır. Motoru doğru yerde doğru hıza getirebilmek. Bunu siz pro-aktif frenlemeyle yada pasif gazlama duygusuyla yapabilirsiniz. Seçim sizin ama hangisini seçerseniz seçin hedefiniz - MOTOSİKLETİ DOĞRU YERDE DOĞRU HIZA GETİRMEK - olmak zorundadır.

Gaz vermek duygusunu(göstergeye bakmadan süratinizi bilmek duygusu) yollarda kullanmanın yeri yoktur denemez. Tam tersi rahatlatıcı bir duygudur ama yanlış kullanırsanız ve viraja gaz kapalı çok hızlı girerseniz yada çok geç uyguladığınız frenlerle girerseniz bu durum yanlış pro-aktif frenlemeyle aynı olumsuz sonuçları doğurur.

Her iki teknik de doğal olarak yanlış kullanıldığında yada aşırıya gidildiğinde tehlikeler yaratır. Şayet kontrolü kaybederseniz fizik ilminin kuralları kontrolü ele alır. Merhamet yoktur.

Viraj alma konusunda son anlatacağımız konu dengedir.

Düşünürseniz aslında tüm motosiklet kontrol yeteneklerinin iki alana indirgenebileceğini göreceksiniz:

. Süratin değişimi.
. Yönün değişimi.

Süratin değişmesinden frenleme ve gaz verme işlemlerini kastediyoruz. Fren yada gazın kullanımı lastiklerin üzerindeki ağırlıkları değiştirerek birinden diğerine yük aktarır.

Yön değiştirmek motorun gidonunu çevirmek ve motoru yatırmakla ilişkilidir. Bu hareketler viraj dönmemizi bir çok karmaşık yanal faktörleri devreye sokarak sağlar.

Kendinize sorun – Motor ne zaman en dengeli durumdadır?

Eğer virajda derseniz siz viraj kabiliyetinizi öne çıkarıyorsunuzdur, fren derseniz frenleme kabiliyetinizi öne çıkarıyorsunuz demektir. Ama esas olarak motor yere dik konumdayken ve sabit bir hızla giderken en dengeli durumundadır. Bu durumdan sapmalar aşırılaştıkça, arttıkça denge azalır.

Dengede tutmak için olanaklarınızın en fazla olduğu zamanlar nelerdir?

Eğer fren yapıyorsanız yön verme olanağınızla uyuma giriyorsunuzdur, viraj dönüyorsanız fren yapma olanağınızla uyuma giriyorsunuzdur. Bu yüzden şayet motoru dengede tutmak istiyorsanız onu mümkün olduğunca - dik konumda - tutmak durumundasınızdır.

Şimdi örneklere geçelim:

Sola dönüşlü bir virajda maksimum açıyı elde etmek için en sağdan dönüşe başlarsınız, tam dönüş ortasında apekslersiniz ve sağa doğru geniş bir şekilde virajdan çıkarsınız. Ancak bir dakika düşünün motor dönüş boyunca fazla uzun süre ve fazla yatış açısında kaldı. Erken dönüşe başladığınızda dönüşü yanlış değerlendirebilirsiniz ve çıkışı görememe durumunda olabilirsiniz. Bu yoldan çıkmaların ortak sebeplerinden biridir. Hızınız fazla ise kapanan virajlarda istemsiz olarak geliş yönüne geçebilirsiniz. Resim. 1

Viraja girişte en emniyetli hattı seçebilmek için dik konumdayken frenleyin ve frenleme bitmiş vaziyette motorun sabit bir hızda tutmak için gereğince ve yumuşakça geniş bir hatta gaz vererek viraja girin ve viraj çıkışını görene kadar bu şekilde devam edin. Çıkışı gördüğünüzde apeksleyerek (motoru dik konuma getirerek) hızınızı yolun ve sağ duyunuzun sınırları dahilinde arttırabilirsiniz. Bu durumda viraj esnasında karşılaşabileceğiniz herhangi bir engelle – yağ, kum döküntüsü, park etmiş bir araç, taş, kaya, erimiş asfalt, yol çalışmaları, inek v.s. de baş etme olanağınız daha fazla olacaktır. Sağa dönüşlerde yolun orta şeridine (karşı yönden gelen trafiğe dikkat ederek) yakın başlamak, sola dönüşlerde yolun dış kenarına yakın pozisyondan başlamak virajın içine doğru daha derin görüş mesafesi verir. Kesik çizgiler bakış derinliklerini göstermektedir. Dönüş kendi hattınızın içinde yapılmalıdır. Resim. 2-3

Arkanızdaki trafiği kontrol ederek frenlemeye erken başlayıp, frenleme işlemini uzun bir zaman diliminde yaparsanız ani frenleme yapmak zorunda kalmaz daha yumuşak bir yavaşlama elde edersiniz. Ancak viraja dalgın bir şekilde yaklaşıp ani fren yaparsanız kısa sürede hızınızı istediğiniz seviye getirebilmek için sert basmanız gerekir. Doğru hızla girdiğiniz bir virajda hızınızda viraja göre uygun olacağı için fazla yatış açısı gerektirmez ve daha dik durumda dönebilirsiniz. Daha dik durumda dönmek daha fazla yol tutunma kabiliyeti demektir ve her herhangi beklenmedik bir durumda, bir engelle karşılaşıldığında hatayı düzeltme marjınız fazla olur ve dönüşü daraltmanızı gerektirecek durum karşısında da bunu kolaylıkla yapabilirsiniz. Daha az yatış açısıyla dönmek yada yatış pozisyonunda kaldığınız mesafeyi olabildiğince kısa tutmak her zaman daha avantajlıdır.

Son örneğimiz çok pratik ve hayli ustalık isteyen bir durumdur. Dik pozisyonda viraja hızlı girin ortada yavaşlayın ve dik pozisyonda virajdan hızla çıkın. Bu teknik ortada çok hızlı bir yatırma ve kaldırma yapmayı ve normalden daha geniş bir dönüş çapı gerektirir. Aksi durumda motorunuzun dengesini bozarsınız. Bu durumda diziniz yada pedalları yere sürtmeye kalkışmayınız. Ayrıca yol yüzeyinin çok düzgün ve temiz olması, lastiklerinizin yeni ama rodajlaşmış olması (minimum.250km de) gerekir.

Aşağıda ardışık sürekli virajlarda izlenecek doğru hat ve S virajdaki doğru sollama hattı verilmiştir(üçgen, görüş alanı ve kesik çizgiler sollama hattıdır). Resim. 4-5

KAPANAN VİRAJLAR…

Kapanan virajlar şaşırtıcıdır, çünkü virajlara genellikle bunu bilmeden normal bir viraja yaklaşır gibi yaklaşırsınız. Bu yüzden de tedbir almazsınız. Birde bu viraj ilerisi görünmeyen bir viraj çıkarsa durum daha da kötüleşir. Bu yüzden hiçbir viraja gelişigüzel, bir rezerve hız bırakmadan girmeyiniz. Karşınıza yoldaki bir taş da çıkabilir, ters eğimli bir virajda olabilir ve kapanan bir virajda siz tümünü gerektiğinde bertaraf edebileceğiniz bir emniyet payına sahip olmasınız. Sürücünün kapanan bir viraja dış hattan doğru bir şekilde girmesi iyi bir görüş sağlar. İlaveten viraj daralırsa durumla baş etmek için iyi bir açı verir. Hiçbir viraja fazla agresif girmeyin.

Biz daima virajın içine doğru ve yolun ilerisine bakın deriz ve bu kuralın istisnası yoktur. Şayet bilmediğiniz bir yolda gidiyorsanız bu kural sizi daralan virajlar konusunda bir şey yapmak için çok geç olmadan uyaracaktır. Erken apeks kullanmaktan kaçının. Bu sizi viraj kapanmaya başladığı noktadan itibaren yolun dış kenarına sürükler. İdeal bir durum değildir. Motoru döndürmeden evvela frenleri bırakın sonrada ön tekerin yükünü hafifletmek için mümkün olduğunca çabuk gaz verin. Erken gazlamanın virajı dönmede motor üzerinde yaptığı olumlu etki sizi şaşırtacaktır. Sürücü henüz virajın 1/3 ünde olmasına rağmen frenleri bırakmış ve gazlama işlemine başlamış olmalıdır.

Arka fren motoru yavaşlatmak ve motorun dönüş açısını daraltmak için kullanılır. Bunu yapmak için önce arka freni kullanan ayağınızı iyice hassalaştırın ki kilitleme yapmayasınız. Motorların istisnasız tüm tiplerinde arka frene basıldığında arka şase alçalmaz ve arka lastik yere basmaz tam tersi arka teker yükselir. Bu da traksiyonu (yol tutum) azaltır. Kilitlenmeyi kolaylaştırır. Arka fren asla sert kullanılmamalıdır. Arka tekeri yere bastıran gazdır. Fren değildir. Ön freni de sert kullanmayınız çünkü onu kilitlerseniz motor sizin reaksiyon süreniz çok üstünde bir hızla yatar. Basitçe viraj kapandıkça daha fazla yatma açısı verin. Bu yüzden hiçbir viraja tam yatmış halde girmeyin ki gerektiğinde daha da yatacak elde bir rezerviniz olsun. Arka fren motoru yatırır ve virajın içine doğru alır, ön fren motoru kaldırarak dışa çeker.

Sürücünün viraj alırken panikleyip motoru dik duruma getirmesi çok büyük sayıda kazaların nedenidir. Halbuki birçok kişinin düşündüğünün aksine paniklenen virajlar aslında daha büyük süratlerde dahi alınabilecek virajlardır. Kapanan açılı bir virajda geciktirilmiş apeks sizin yolun ortasına doğru yaklaştırır. Ve siz motorun doğal bir şekilde yolun ortasına gelmesine izin verir ve virajdan çıkarsınız. Tabi yolu ayıran orta şeritten yeterince uzak olmayı ihmal etmeden.

KÖR VİRAJLAR…

Ötesi görünmeyen virajlara yaklaşırken her zaman insanda bir endişe vardır. Ancak normalden biraz farklı bir viraj hattını seçmek bu gereksiz endişeyi minimuma indirecektir. Burada anahtar viraja biraz daha yavaş ve virajın görünen yarıçapından daha geniş bir hatla girmektir. Bu size engel çevresindeki en uzun görüntüyü sağlayacaktır. Sürücü bakabildiği en ileriye bakarak en sağdan viraja girmelidir. Burada önemli olan, hızınızın görebildiğiniz alanda gerektiğinde durabileceğiniz bir seviyede olmasıdır.

Kapanan bir viraj olması ihtimali göz önünde tutularak kör bir viraja girdiğinizde hızınızı gerektiğinde dönüşünüzü daraltacak bir seviyede tutunuz. Çıkışı gördüğünüzde apeksi azaltmaya başlayın ve giriş süratinizin düşük olduğunu göz önüne alırsak hemen gaz vermeye başlamanızın motor dinamiklerin oturmasını(yerleşmesini) sağlayacaktır. Dönüş açısının hiçbir zaman 180 derece olması mümkün değildir bu yüzden virajın artık kapanmasının mümkün olmadığını görebildiğiniz bir noktaya geldiğinizde viraj çıkışını görmeden apekse başlayabilirsiniz.

Herhangi bir engel arkasından fırlayıp çıkan bir vasıta bilhassa bir motosiklet çok şaşırtıcıdır ve siz gözlerinizle bunu takip etmeye zorlanırsınız. Sakın seyretmeyin yoksa yoldan çıkarsınız. Dikkatinizi yola verin ve mümkün olduğunca ileri bakın. Benzer şekilde önünüze aniden çıkacak bir engelden kaçış yolunuza karar verin ve engele uzun müddet bakmayın. Aniden çıkan objeler üzerinde bakışların kilitlenmesi kolaydır. Bunu engellemek bakışlarınızı istediğiniz noktaya odaklayabilme egzersizleri yaparak olur.

Viraja girerken kendinizi doğruyu yapmaya zorlamanız motoru dik duruma getirirken geri ödeme yapacaktır. Viraja hızlı girip erken apeks yaptığınız durumdaki hattın dışına kaçarak fren yapmak zorunda kalmadan gazlayarak virajdan çıkarsınız. Viraj girişinde mümkün olduğunca fazla dönüşü görebilmek motoru yönetme güveninizi artıracaktır ve sizin tam orta yerde bir sürprizle karşılaşmanızı önleyecektir. Yavaş giriş ve geç apeks virajın kapanması veya bir engel çıkması durumunda sürüş kontrolünü kuvvetlendirir. Sizi viraj çıkışında güvenli bir şekilde sizi kendi hattınızda tutar.

VİRAJ BİRLEŞİM NOKTALARI…

KULLANMA TEKNİĞİ

Tekniğin Esasları:

Yolun sağ kenarının yol merkezi hattı ile nerede birleştiğini gözlemleyin.( Trafiği soldan olan ülkeler için sol kenar). Düz uzun bir yolda bu nokta çok uzaktadır ama dönüşlerin çoğunda devamlı değişen bir noktadır.

Bu noktaya kadar aranızdaki mesafede durabileceğinizden daha hızlı asla sürmeyiniz.

Bu alan içerisindeki her hangi bir engeli görüp, tanımlayıp, kaçınabileceğinizden daha hızlı sürmeyiniz.

Uygulamalar:

Sabit açılı bir dönüşe uzun düz bir yoldan yaklaşırken birleşim noktası (BN) esas olarak virajın girişindedir(ötesini göremediğinizden), yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o nokta hareket etmez. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve BN sizden uzaklaşmaya başlar. Hızınızı öyle ayarlayın ki o nokta sizden ne uzaklaşsın nede yaklaşsın. Dönüşünüz esnasında da BN sizden aynı uzaklıkta dursun. Sonunda çıkışta dönüşün dışına doğru düzeldikçe BN sizden hızlanarak uzaklaşacaktır ve sizinde aynı şeyi yapmanıza izin verecektir. BN hızlanma noktasını seçer böylece sizde erken hızlanmamış olursunuz.

Açılan(artan) açılı virajlara uzun düz yoldan yaklaştıkça BN esas olarak viraj girişindedir, siz ona yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o hareketsiz kalır. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve BN sizden uzaklaşır ve sizde hızınızı buna göre ayarlarsınız. Viraja girdiğinizde, dönüşe başladığınızda viraj açılır ve BN sizden hızla uzaklaşmaya başlar. Virajda yol yüzeyinde potansiyel tehlikeler yoksa(kaymanıza yada sarsılmanıza) sizde BN ardından aynı oranda hızlanabilirsiniz. Çıkışta dışa doğru düzelmeye başladığınızda BN sizin de aynısını yapmanıza izin vererek sizden hızlanarak uzaklaşacaktır.

Açılan(artan) açılı virajlara uzun düz yoldan yaklaştıkça BN esas olarak viraj girişindedir, siz ona yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o hareketsiz kalır. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve BN sizden uzaklaşır ve sizde hızınızı buna göre ayarlarsınız. Dönüşe başladığınızda viraj kapanır ve BN size yaklaşmaya başlar. Sizde hızınızı buna göre düşürürsünüz. Hatırlayın gördüğünüz noktaya kadar olan alanda duramayacağınız bir hızda iseniz başınız dertte demektir. Viraj sonunda, çıkışta dışa doğru düzelmeye başladığınızda BN sizden sizin de aynısını yapmanıza izin vererek hızlanarak uzaklaşacaktır.

Bu teknik sizi dönüşlerdeki potansiyel tehlikelerden koruyacaktır. Bunlar park etmiş bir araba, yola yuvarlanmış kaya yada taş serpintiler, hayvan yada yağ, mazot, antifriz döküntüleri olabilir siz devamlı gördüğünüz noktayla aranızdaki alan sınırları içinde durabileceğiniz hızlarda hareket ettiğiniz müddetçe emniyettesiniz demektir ancak bunu uygulayabilmeniz için dönüşte yatmış durumda iken frenleme tekniğinde ustalaşmış olmanız gerekmektedir. Bunun emniyetli alanlarda yeterince pratik yapmış olmanız gereklidir.

Bu teknik hızlı viraj dönmeyi değil güvenli bir hızda viraj dönmeyi gerçekleştirme tekniğidir. Ne çok yavaşlayıp ön tekerin kaymasına sebep olunur nede bir engel karşısında durulamayacak hızlara çıkılır. Ama frenleme tekniğiniz zayıfsa, tekerlekleri kilitleme riskiniz varsa güvenliğiniz için hızınızı çok daha önceden kesip dönüşe başlamanız gereklidir.

Fotoğraflı Örnekler:

Yol düz ve yükseliyor ve karşı yön trafiği yok gibi. Polis devriyelerine dikkat ederek devam edin.

Yol düz, yukarı doğru, düzgün yüzey. Birleşim noktası uzakta. Bu noktada yavaşlamaya gerek yok.

Güzel dönüşler. Yol yukarı meyilli. Bu sebeple duruş mesafesi düz yola oranla biraz daha kısa. Birleşim noktasının ötesinin boş olduğunu bilsek gazlayabilirdik ama bilemeyiz ve bu durumda gazlayamayız. Burada birleşim noktası dönüş apeksinin ötesindedir. Az bir yavaşlama gerekli olacaktır. Ötede bir engel olsa da fark etmez.

Bu dik bir iniş dönüşü ve dönüş apeksi birleşim noktasının ötesinde. Bu duruma girmeden önce hız kesmemiz gereklidir. Birisi hız kesmedi ve devletten milyonlarca dolar tazminat aldı. Ama o hala motor üzerinde olmayı şimdiki tekerlekli koltuğuna mahkum olmaya tercih ederdi.

İşte başka bir aldatıcı durum. Yol düz görüyorsunuz, trafik yok, yüzey düzgün, ok? Ama alçak nokta aracınızı yerden kesebilir. Bir iki saniye sonra sırtın ötesindeki çukur yer gözükecek. Emin olana kadar gazı kesin. Böylece hedefinize varmanız da mümkün olur. Eğer böyle bir durumla karşılaştığınızda birleşim noktasını boş verirseniz hiçbir yere varamazsınız.

Birleşim noktasının ötesini görüyor olmanız sizi yanıltmasın. Kayalık yamaç yolda döküntü çakıl taş var işareti veriyor gibi geliyor bana. Ağacın ötesinde de her şey olabilir. Bu yağlı görünüşlü saç örgüsü virajda yavaşlamanız gerektiğini biliyorsunuz öyleyse neden şimdi yaparak riski azaltmıyorsunuz.

VİRAJLARDAKİ POTANSİYEL TEHLİKELER…

Motosiklet kullanımında belki de en zevkli taraf dönüşlerdir. Tek iz üzerinde giden bir araç olan motoru yatırarak tüm ilgili güçleri devreye sokmak ve istenilen yöne gitmek güzel bir duygudur. İster yollarda olsun yada pistte bu hareketi yüzlerce hatta binlerce kere de yapmış olsanız da bu hareket her seferinde yine zevklidir ve yine heyecan verir. 40 yıldır belki milyon kilometre yol yapmış olsanız bile virajlara tam doğru yaklaşma hızıyla, bileğin doğru kontra basıncını elciğe uygulamasıyla, gaz tam kararında açık ve ideal apeks noktasına götürecek doğru yatış açısını tutturarak son dakika ayarlamaları yapmadan dönülen viraj sayısı bir düzineden fazla değildir. Viraj hattına girdiğinizde mutlaka son dakika ayarlamaları gerekmektedir. Yere yapışmamak için çok ani ve sert değişiklikler yapamazsınız. Bu tip hareketlerden kaçınmak içinde ilerinizde neyin sizi beklediğini bilmek zorundasınızdır.

Bir viraja girmek kritik bir andır ve bunu nasıl yaptığınız önünüzdeki virajın size nasıl göründüğüne bağlıdır. Bu viraj her gün döndüğünüz bir viraj olabilir. İlk defa böyle bir açı çizeceğiniz yeni bir viraj da olabilir. Her gün geçtiğiniz bugüne kadar belki yüzlerce kez dönmüş olduğunuz bir virajda olsa yoldaki her çatlağa, yüzeyin bozuk kısımlarına bakın. Yüzeyi değerlendirmeden bir viraja dalmayın. Bir dakika evvel oradan geçmiş olsanız bile durum değişmiş olabilir. Öbür tarafta çalıların gizlediği alanda arıza yapmış bir araç duruyor olabilir yada geçen bir vasıtadan yola yağ, mazot dökülmüş olabilir. Kum dökülmüş olabilir vs. Yatmadan önce yol yüzeyinin durumunu değerlendirecek yeterli görüşünüz olmalıdır. Bunu engelleyen bir çok durum vardır. Peki ne yapalım diyeceksiniz. Yatmayın. İlerisini göremediğiniz bir viraja kendinizi teslim etmeyin. Yavaşlayın, hattınızın dış tarafından genişçe viraja girin ki bu size yolun daha ilerisini daha erken görme imkanı verecektir,

Geniş viraj alış her durumda size avantaj vermez. Sağa dönen bir virajda sizi orta şeride dolayısıyla karşı yönden gelen araca yaklaştırır. Ya karşı yönden gelen araç orta şeridi ortalamış geliyorsa! Yada yol yüzeyi kumlu veya yağlı ise ve bu durumda motoru kaldırmanız gerekirse lastikleriniz sizi karşı yöne geçirecektir. Ben tahmini olarak olabilecekler karşısında her durumla baş edebileceğim bir süratte hattımın içinde kalarak, öbür tarafta yola yuvarlanmış sizi selamlamak için bekleyen bir kayayla tokalaşmamak için, tedbirli bir dönüşü tercih ederim.

Dönüşü yaparken ben planladığım hattın görebileceğim en ilerisini ve motorumun biraz ilerisini görecek şekilde sürekli gözlerimi hareket ettiririm. Çıkışa kadar tüm hattı görüp değerlendirdikten sonra güvenli ise yatışa geçerim.

Maalesef her potansiyel tehlike görünür değildir. Yeni dökülmüş mazot ve bazı soğutucu maddeler yol yüzeyinde görünmesi adete imkansız maddelerdir. Burnunuz size alarm verebilir. İnce bir tabaka kum ise hem görünmez hem de kesinlikle kokusu alınamaz bir tehlikedir. Işıkta sizi kısıtlayabilir. Gözünüzü alan alçak irtifadan gelen güneş ışıkları herhangi bir şeyi görmenizi bile çok zorlaştıracaktır. Tek elle motor kullanmak zorunda kalabilirsiniz şayet iyi bir güneş korumalı vizörünüz yada gözlüğünüz yoksa. Düşük irtifada asılı duran güneş ayrıca dönüşler boyunca gölgeler oluşturur. Gölgeli bir viraja yatıp ta girdikten sonra, gölgede saklanan kum, yaprak döküntüleri veya diğer kaygan maddeler yüzünden kaba etlerinin üzerinde kayarak çıkanlar çoktur. Ayrıca gece yola inen çiği ve henüz gölgede kaldığı için güneşin kurutmadığı ıslak alanları fark etmek, yol yüzeyinden ayırt etmek neredeyse imkansızdır. Kışın ise bu alanlar yol yüzeyinden ayırt edilmesi çok zor siyah buza dönüşürler.

Sağa dönüşte bir engelle karşılaşıldığında, şayet bu engel orta şeride çok yakınsa dışından, sizin hattınızın ortalarına yakınsa iç tarafında geçiniz. Hattınızın ortasındaki bir engeli dışardan geçerseniz bu sizi yolun kenarında ve kenara doğru yatık bir durumda bırakır ki ikinci bir engelle baş etme imkanınız kalmaz.

Sola dönüşlerde engelin her iki tarafını da kullanabilirsiniz.

Her iki durumda da trafiğin durumu, engelin yeri önemlidir. Burada kırma işlemi ile frenleme işlemi birbirinden ayrılmalıdır. İkisi birlikte yapılmamalıdır. Engele bakışlarınız kilitlenmemelidir. Engeli aşar aşmaz tekrar normal dönüş hattınıza dönünüz.

Ters eğimle karşılaştığınızda motor eğim tarafına kaçmak isteyecektir. Kontrayı bunu dengeleyecek şekilde sürekli bastırmanız gerekir. Hızınız uygunsa motoru kaldırın.

Ben bu işi söktüm diyenler aslında kaza olduktan sonra ne olduğunu bile tarif edemeyeceklerini fark edeceklerdir. Kaza öyle beklenmedik, o kadar ani bir şeydir ki ilk anda yaşadığınızın idrakine bile varamazsınız tabi şuurunuz hala yerindeyse. Sıcak asfaltta doğrulup oturursunuz ve neden sonra kırık kaburgalarınızın acısını hissetmeye başlarsınız tabi kaburganızın kırılan uçları ciğerlerinizi delip sizi iç kanamadan henüz şoka sokmamışsa.

Potansiyel tehlikelerle ilgili olarak sağlık görevlilerinin hazır bulunduğu, trafiğe kapalı, kontrollü şov alanları dışında lastik yakanlar, yarış yapanlar, tek teker ve arkayı kaldırma gibi cambazlıkları bu işin profesyonel eğitimini almadan ulu orta yaparak kendileri ile birlikte başkalarının da hayatını tehlikeye atanlara diyeceğim olumlu hiçbir şey yoktur. Sadece sormak istiyorum: Ne gibi tehlikeleri olduğu hakkında herhangi bir fikriniz var mıdır? Gözlerinizi bir an kapatın ve hayatınızın bedelini kendinize söyleyin.

Yazı kategorisi: Sürüş Teknikleri | Yorum Yok »