Hizmet Nimettir

Edeble Gelen Lütufla Gider بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيم

Etkinlik

Yazan: iotomotiv Ekim 18, 2006



Çaltıdere’ye neden gidilir, nasıl gidilir, nasıl kalınır?

Çaltıdere-6 öncesi sorduklarınız ve sormadıklarınızın yanıtları

Sevgili vosdostlar, Sevgili Çaltıdere yolcuları,
Sorduğunuz ve sormadığınız bazı soruları yanıtlayayım:

1-Neden gidiliyor?
Ortak noktaları olan insanların bir araya gelerek çeşitli boyutlarda
etkileşimleri paylaşmaları vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Kendi gibileri
arayıp bulmak, ortak paydalarda yardımlaşma, dayanışma, eğlenme vb.
için bir araya geliyoruz… İnsanların doğal davranışı bu tabi.

2-Neden Çaltıdereye gidiliyor?
Vosvos nette mektuplaşmaya da böyle kendiliğinden başladık. Sonra
Çaltıdere’de oturan Emin Alpgiray “köyünde vosvos senliği”
düzenlediğini duyurdu. Saka yerine koyup şamataya başladık. Ama sonra
is gerçeğe döndü ve 2000 yılında Çaltıdere’de toplandık. Ben daha önce
bir sürü vosvos toplantısına katıldım. Eğlendiğim zaman da oldu;
sinirlendiğim de…
Çaltıdere çok tuhaf oldu. Bir evin, hatta bahçesinin alamayacağı kadar
insandık. İlk kez bir araya geliyorduk. hepimiz iyi-kötü yanları olan,
zaafları olan, ne bileyim, sıradan insanlardık. İlk dakikalarından
itibaren öyle bir hava oldu ki, sanki biz yıllarca aynı okulda yatılı
okumuş, beraber büyümüş insanlar gibi birbirimizi yadırgamadık. Bütün
olumsuz duygularımızı, davranışlarımızı kapıda bırakmış ve birbirimizi
hemen kucaklamıştık. Kendini koruma, karşısındakine temkinli yaklaşma,
savunma önlemleri almadan birbirimizi kucakladık. Hayret, herkes
birbirine aynı yakınlığı ve özeni gösterdi. Gruplaşma olmadı, kimseye
görev vermek, iş yaptırmak gerekmedi, kimse az veya çok çalışmadı ve
bunu kimse planlamadı. Herşey kendiliğinden oldu. Sadece iki günde çok
sıkı dostlar olarak ayrıldık. Örneğin 24 yaşındaki Fatih, 38 yaşındaki
ben, 50 yaşındaki Emin vosvos severliğin ötesinde dost olduk.
Bu yüzden bütün etkinliklerden farklı olarak Çaltıdere bir vaha,
insanların kaygısız ama saygılı yaşadığı, kötülüklerin olmadığı,
insanın insanı sadece sevdiği ortak bir yer olarak benimsendi. O
zamandan beri her yıl toplanıyoruz ve her yıl bir önceki yıl kadar
güzel oluyor.
Bu mesele uzun; ben diğer sorulara geçeyim:
Gelince sizler öff deyinceye kadar “Çaltıdere Efsanesini” anlatırım. :)
….. Aslında, gelirseniz zaten anlatmaya gerek yok; kendiniz
göreceksiniz.

3-Kimler gidebiliyor:
Çaltıdere bir senlik-etkinlik değil; vosdost buluşması
AMA
Her gelen, oradaki insan davranışlarını görünce, gardıropta, naftalinde
unutmuş bile olsa, yargılamayan, yargılanmayan, sakin ve huzurlu insan
davranışlarına girdiği için, maskelerini, kimliklerini kapıda bıraktığı
için….oraya gelen eski-yeni herkes “vosdost” kabul ediliyor. Bu güne
kadar aksini gösterebilen kimse olmadı. Kapıdan giren “eskiyor” :) Her
yıl bir sürü eski dost kazanıyoruz.

4-Hangi tarihlerde?
Her yıl Haziranın son haftasonunda buluşuyoruz. Bu yıl 24 haziran Cuma
aksamından gelmeye başlıyoruz. 25 Haziran C.tesi aksamı en kalabalık
aksam. Pazar öğle yemeğinden sonra dönülüyor. Cumartesi sabah
İstanbul’dan yola çıkıp sadece bir gece için Çaltıdere’ye gelen, ertesi
gün de ayrılan dostlarımız da oldu.
ANCAK,
Herkesin izin tarihi uymadığından, kimse de bu mutluluğu ucundan da
olsa yasamayı kaçırmak istemediğinden, “eski dostlar” ve “eskimek
isteyen dostlar” güneye ya da Egeye inerken Çaltıdere’ye uğrayıp birkaç
gün “umre” görevlerini ifa ediyorlar :)))

4-Nasıl gidilir:
İzmir yönünden gidiyorsanız, İzmir Çanakkale yolu üzerinde, Aliağa ile
Yenişakran arasındaki Çaltıdere köyüne geleceksiniz. Aliağa ilçesini
giriş tabelasından sonra 11 km veya çıkış tabelasından sonra 9 km
geçince, sağda önce Sebat Petrol Ofisi sonra da Total Benzin
istasyonlarını geçersiniz. Total Petrolü geçtikten sonra küçük bir tepe
tırmanırsınız Tepenin inişinde yavaşlayın. Çaltıdere köyü tabelasını
görürsünüz. Sağda küçük bir körfez seklindedir. Suları biraz çekildiği
için kırmızı tonda bataklık görünümündedir. Tepenin hemen inişinde
sağda, “Çaltıdere” tabelasından sonra ağaçların altındaki köy
kahvesinin hemen yanında sağda durup, yol müsait olunca “U” dönüsü
yaparak tekrar İzmir yönüne geçersiniz. U dönüsünü tamamladığınızda
asfalt yoldan sağa, aşağıya, denize doğru ayrılan bir toprak yol
görürsünüz (tepeden inerken de zaten solda görünüyor). Yolun basında
bir tabela var: “Çaltıdere köyü Karşıyaka mahallesi” yazıyor. O yolu,
deniz hep sağınızda olacak şekilde takıp eder, deniz kenarından
ayrılmazsanız birkaç dakikada , yolun mecburen denizden karaya döndüğü
bir noktaya gelirsiniz. Derme çatma bir iskele ve bir kaç kayık da
vardır. Arabanız iskeleye arkasını döndükten hemen önünüzde bahçe
içinde, yeşil, iki katli “Alpgiray” evini görürsünüz . Zaten kapının
önünde vosvosları görür, vosvos sesine hemen havlayan köpekleri
duyarsınız.

İstanbul-Çanakkale tarafından geliyorsanız haritanıza göre istediğiniz
yoldan Ayvalık-Dikili-Çandarlı-Aliağa yoluna çıkınız. Dikili-Aliağa
arasında haritada Yenişakran köyü görünür. Yenişakran Çaltıdere’ye
yaklaştığınızı gösterir. Yenişakran’ı geçtikten sonra bir viraj ve tepe
sonrasında inişte Çaltıdere köyü tabelasını sağda görürsünüz. Sağınızda
minik bir körfez vardır. Köyün çıkısında “Aliağa 9 km” tabelasını
görürsünüz. Tabeladan hemen önce “Çaltıdere köyü Karşıyaka mahallesi
tabelası size sağdaki toprak yolu gösterir. DENİZ HEP SAĞ tarafınızda
kalır. Yolun gerisi yukarıdaki gibi… Aselsan Cobra telsiziniz varsa 5.
kanaldan vosvos.net üyelerini çağırabilirsiniz. Ya da 532.4340617 benim
telefonum veya 532.2821742 Emin Alpgiray’ı ararsınız. Biz müsait birini
gönderir sizi aldırırız.

5-Nasıl kalınır?
Evin arka bahçesinde zeytin ağaçlarının altında çadır kuruyoruz. Hamak
kurup veya dışarıda tulumda uyuyanlar da oluyor. Ama büyük çoğunluk
deniz kenarına inip günesin doğusuna kadar orada sohbet edip bira
içiyor. Bahçede 3 adet lavabo ve duş var. Bahçede bir tuvalet var.
Bazen mini kuyruklar olsa da geçen sene 40 kişi idik; ne sıra açısından
ne de “temizlik” açısından hiç sorun yaşanmadı. Tuvaletin tıkanmaması
için özenli kullanıyoruz. Tuvalette bir çöp sepeti var; gerektiğinde
kendimiz çöpü döküyoruz. Malum, oda servisimiz yok. Acil durumlarda
özellikle bayan ve çocuklarda evin içindeki banyosunu,tuvaletini
kullanıyoruz. Ön bahçe oturma, yemek , sohbet yeri… Kaysıaltı en
sevilen oturma mekanı ama Emin Abi bu yıl bahçede güzel değişiklikler
yaptı. Küçük fiskos yerleri de var. Bahçede yeterli miktarda çöp
torbası ve kül tablası oluyor. Gece geç yatanlar çöp torbalarını
kapının dışındaki bidonlara götürüyor. Sabah erken kalkanlar sağda
solda unutulan ıvır zıvırı, izmaritleri topluyor.

6-Ne yenir?
Sebo veya Fatih veya Kubi veya Sevil, Aslı, Nilufer Anne, Çiğdem,
Tomris, Ayda…. birisi sabah bir liste yapıyor ve birileri de
alışverişe gidiyor (Alışveriş sorumlusu bu yıl Serkan Özdil “Sarsuk”).
İçecekler bira vs de alınıyor. Genel yemek hesabı ile alkol hesabını
ayrı tutuyoruz. Etkinliğin gayri resmi içeceği genellikle Efes kutu
birası oluyor. “Birakolik”lerden birisi veya birkaçı bira siparişlerini
topluyor. İsteyen içmek veya ikram etmek için başka içkiler de
getirebiliyor. Buzdolabımız bira soğutmamız için yeterlidir. Yemekleri
Hülya Alpgiray pişiriyor (nefis, nefis, mmmm… ). İzmir-Ayvalık
ekseninden katılanlar zeytinyağlı, kek, börek takviyesinde
bulunuyorlar. Yemekleri masaya dizip açık büfe gibi tabak dolduruyor,
istediğimiz yere oturup yiyoruz. Sadece doyma için değil; parmakları
yeme garantisi bile verebilirim. Bahçede elektrikli oçak ve su
ısıtıcısı çay kahve için 24 saat açık. Poşet çay ve neskafe ad-libidum.
Herşey “kendine servis” ve “kendin temizleme”…Tabk ve bardaklar kağıt
zaten.

7-Ne yapılır?
En favori etkinlik kaysıaltında yatıp sohbet etmek… Hemen önümüzdeki
deniz çok sığ ve yosunlu. Pek keyifli değil ama 10 dakikada çevre
sitelerin plajına, 15 dakikada Yenişakran plajına, Aliağa içindeki
plaja veya 30 dakikada Foça’ya gitmek mümkün. Bazen cumartesi gündüz
birkaç kişi birleşip cani nereye isterse gidiyor. Kalanlar bahçe
muhabbeti yapıyor. Bahçede botanik ve zoolojik incelemeler yapmak
serbesttir. 20-30 kaplumbağayı besleyebilir (ayrıca bebe kaplumbağa
evinde 50-60 tane daha var), oyun meraklısı Bodik, Pati ve Topsi ile
göbek eritebilirsiniz. Mekanik meraklıları Emin’in muhteşem garajında
tamirat vs yapabilir. Model tekne ve araba bakımlarınızı lütfen
gelmeden önce evinizde yapınız. Cumartesi aksam gala yemeği yapıyoruz.
Çalıp söylüyor, eğlenip sohbet ediyoruz. İsteyen hünerlerini
gösteriyor. Açık hava sineması gibi gösteriler de yapılabilir.Gecenin
ilerleyen saatlerinde bir grup deniz kenarına gidip sabaha kadar sohbet
ediyor. Kaysıaltında “yaslılar” saat 03’de çadırlarına çekiliyorlar.

8-Ne yapılmaz?
“Yapılmaz” veya “yasaktır” diye bir kural yok. Dostlar bir araya
geldiklerinde ne yaparsa onu yaparız ne yapmazsa onu da yapmayız.

9-Neler getirelim?
Çadır, uyku tulumu (hava çok sıcak oluyor). Alta serecek birşey ile bir
pike bile yeterli. Zaten bir gereksinim olduğunda imece usulü hemen
hallediliyor.
Sinek kovucu (gerekiyor), el feneri/ışıldak, mayonuz, varsa portatif
tabure/koltuk, gala gecesi için smokininiz (yoksa kiralayabilirsiniz)
mutlaka getirin. Ayrıca yanınızda bütün bir kıs boyu biriktirdiğiniz is
ve yasam stresinizi, es dost kavgalarınızı, sitemlerinizi,
kaygılarınızı, üzüntülerinizi, sınavlarınızı getiriyorsunuz ve kapının
önündeki varillere bırakıyorsunuz. Çekinmeyin, hepsini getirin;
kapıdaki variller yetmezse bir de kuyu var; hepsini alır.

10-Nasıl ödenir?
Aslında burada yaşananların maddi karşılığı ödenmez. Ama hiç olmazsa
temizliğimiz ve yemeğimiz için harcadıklarımızı bölüşüyoruz. Genelde
hesabı bölme ve para toplama isini Tomris veya Kubi veya Cem yapıyor.
Gelen giden, kaldığı süre falan göz önüne alınıp hesap bölünüyor (komik
bir para çıkıyor ). Giderken Cem’e sorarsınız.

11-Nasıl dönülür?
Şaşkın ve “içmeden sarhoş” vazıyette, ağlayarak ve her sene için söz
vererek dönülür. Evimize döndükten sonra bile bir parçamız hep orada
kalır.